Divân-ı Hâzık - 167

Nevâl-i hân-ı ihsâniyle sîr olduk ziyâd olsun

1. Nevâl-i hân-ı ihsâniyle sîr olduk ziyâd olsun
Cem'in meyhâne-i 'ukbâda yâ Rab rûhu şâd olsun

2. Olur meyhâne-i feyz-i Hudâ'dan sâgar-ı lebrîz
Gice pîr-i harâb-âbâd dirse ber-murâd olsun

3. Ne var kendi kulundur himmet-i lütfunla ey sâkî
Gönül meyhânede ger gulâm-ı hâne-zâd olsun

4. Budur maksûdu ancak 'âşık-ı bî-çârenin ismi
Tarîk-i hezl ile olsun hemân bezminde yâd olsun

5. Cihânda 'âkıbet rû-der-fenâdır menzilin Hâzık
Gerekse zîr-i hâk olsun gerek seb'-i şidâd olsun

1. Onun ihsan sofrasının nimetleriyle doyduk, artsın (ziyade olsun);
Yârabbi, Cem'in ahiret meyhanesinde ruhu şâd olsun.

2. Allah'ın feyzinin meyhanesinden kadeh dopdolu (lebrîz) olur;
Eğer Harababad'ın (meyhanenin) piri gece vakti "muradına ersin" derse.

3. Ey sâkî, kendi kulundur, lütfunun himmetiyle (yardımıyla) ne olur (ne çıkar);
Gönül meyhanede eğer evden yetişme köle (hâne-zâd) olursa.

4. Biçare âşığın ancak tek maksadı şudur ki, onun ismi;
Şaka (hezl) yoluyla bile olsa, hemen senin meclisinde anılsın.

5. Ey Hâzık, dünyada menzilin sonunda yok olmaya yüz tutmuştur (rû-der-fenâdır);
İster toprağın altında olsun, ister sağlam yedi gökte (seb'-i şidâd) olsun.

بسم الله الرحمن الرحيم

١- نوال خوان احسانیله سیر اولدق زیاد اولسون
جمك میخانهء عقباده یارب روحی شاد اولسون

٢- اولور میخانه فیض خدادن ساغر لبریز
کیجه پیر خراب آباد دیرسه بر مراد اولسون

٣- نه وار کندی قولکدر همت لطفکله ای ساقی
کوکل میخانه ده کر غلام خانه زاد اولسون

٤- بودر مقصودی انجق عاشق بیچاره نك اسمی
طریق هزلله اولسون همان بزمنده یاد اولسون

٥- جهانده عاقبت رو در فنادر منزلک حاذق
کرکسه زیر خاك اولسون کرک سبع شداد اولسون

Laleler