1. Dil-i pür-sûziş-i âh etdigimiz kaldı bize
Yok yere cismi tebâh etdigimiz kaldı bize
2. Dönmedi vefk-i merâm üzre sipehr-i kec-rev
Heves-i rütbe-i câh etdigimiz kaldı bize
3. Oldu bî-hûde sühan-senc-i niyâz olduğumuz
Ruh-ı ümîdi siyâh etdigimiz kaldı bize
4. Değdi hîçbiri renc-i kef-i efsûsa
Bâdeden gayrı günâh etdigimiz kaldı bize
5. Olmadık sâhil-i maksûda resîde Hâzık
Yem-i hasrette şinâh etdigimiz kaldı bize
1. Gönlü ah yanışıyla doldurduğumuz kaldı bize;
Bedenimizi yok yere mahvettiğimiz (harcadığımız) kaldı bize.
2. Tersine dönen (dönek) felek, isteğimize uygun dönmedi;
Makam rütbesi hevesi ettiğimiz kaldı bize.
3. Yakarış (yalvarış) sözleri söyleyen olduğumuz boşuna oldu;
Ümit yüzünü siyah ettiğimiz (kararttığımız) kaldı bize.
4. Hiçbiri, pişmanlık elinin (elleri esefle birbirine vurmanın) zahmetine değdi mi?;
Şaraptan başka günah işlediğimiz kaldı bize.
5. Ey Hâzık, maksat sahiline ulaşmış (varmış) olmadık;
Hasret denizinde yüzdüğümüz kaldı bize.
١- دل پر سوزش آه ايتديگمز قالدی بزه
يوق يره جسمی تباه ايتديگمز قالدی بزه
٢-
دونمدی وفق مرام اوزر سپهر كجرو
هوس رتبۀ جاه ايتديگمز قالدی بزه
٣-
اولدی بيهوده سخن سنج نياز اولديغمز
رخ اميدی سياه ايتديگمز قالدی بزه
٤-
دگدی هيچ برى رنج كف افسوسه
باده دن غيرى گناه ايتديگمز قالدی بزه
٥-
اولمدق ساحل مقصوده رسيده حاذق
يم حسرتده شناه ايتديگمز قالدی بزه