Divân-ı Hâzık - 179

Çeşm-i 'ibretle olanlar nazar-efgen hâle

1. Çeşm-i 'ibretle olanlar nazar-efgen hâle
İltifât etmez âlâyiş-i kîl u kâle

2. Gösterir kevkeb-i bahtı hilâl-i rûze
Nigârân olsa gönül mâh-ı nev-i Şevvâl'e

3. Reng-i ruhsârını gördükçe dil-i pür-dâğım
Kıpkızıl dağ dolusu oldu misâl-i lâle

4. O mehin behre-ver-i harman-ı hüsnü olamaz
Girih-i mahfazada rağbet edenler mâla

5. Hayli düşvâr imiş pîr-nihâd-ı 'aşka
Dil-rübâsı ola bir kûdek-i endek-sâle

6. Düşme teşvîşe 'aceb gül-i ter âteş mi deyü
Ârız-ı gül-gûn gibi besbelli ne hâcet fâle

7. Hâzık âmâde gerek nakd-i sirişkin geldi
Nigehi mültezim-i 'aşkına isti'câle

1. Duruma ibret gözüyle bakanlar,
Dedikodu (kîl u kâl) gösterişine (süsüne) iltifat etmez (yüz vermez).

2. Gönül Şevval ayının yeni ayına (bayram hilaline) baksa,
Oruç hilali, ona baht yıldızını (talih yıldızını) gösterir.

3. Yarayla dolu gönlüm (senin) yanağının rengini gördükçe,
Lale gibi kıpkızıl dağ dolusu (yaralarla dolu) oldu.

4. Kesesinin (cüzdanının) düğümündeki mala rağbet edenler (cimriler),
O ay yüzlünün güzellik harmanından nasiplenemez.

5. Aşkın yaşlı yaratılışlısına (aşka yaşlı olarak düşene) oldukça zormuş,
Gönül alanının (sevgilisinin) yaşı küçük (genç) bir çocuk olması.

6. "Taze gül ateş mi?" diye telaşa düşme;
Gül renkli yanak gibi besbelli, fala ne hacet var.

7. Ey Hâzık! Gözyaşı nakdin (parası) hazır gerek, geldi;
Onun bakışı, aşkına aceleyle sarılmak içindir.

١- چشم عبرتله اولانلر نظر افكن حاله
التفات ايتمز آلايش قيل وقاله

٢- كوسترر كوكبه بختى هلال روزه
نگران اولسه كوڭل ماه نو شواله

٣- رنك رخسارينى كوردكجه دل پر داغم
قيپ قيزل داغ دولوسى اولدى مثال لاله

٤- او مهك بهره ور خرمن حسنى اوله مز
گره محفظه ده رغبت ايدنلر ماله

٥- خيلى دشوار ايمش پير نهاد عشقه
دلرباسى اوله بر كودك اندك ساله

٦- دوشمه تشويشه عجب گل تر آتشمى ديو
عارض گلگون كبى بسمبلو نه حاجت فاله

٧- حاذق آماده كرك نقد سرشكڭ كلدى
نگهى ملتزم عشقنه استعجاله

Laleler