Divân-ı Hâzık - 18

Gül vakti irdi başladı feryâde andelîb

بسم الله الرحمن الرحيم

1. Gül vakti irdi başladı feryâde andelîb
Virdi güşâd hâtır-ı nâ-şâde andelîb

Benzetmişidi dilberin çıkdı âşinâ
Güldi sarıldı gonca-i nev-zâde andelîb

Çâk ilişdi hâr seher dâmen-i gülü
Kuşluk zamânı geldi güzel dâda andelîb

Ezhâr-rîz oldı yine âh-ı serd ile
Virdi şükûh-i gülşeni hep bâde andelîb

Hâzık misâli çekmese yellerle zahmeti
Vakt-i harîfde olur âzâde andelîb

 

1. Gül mevsimi erişti, bülbül feryada başladı;
(Bu durum) üzgün gönle bir ferahlık/açıklık verdi bülbül.

2. Sevgiliye benzetmişti, (lakin) tanıdık çıktı;
Yeni açmış o goncaya güldü ve sarıldı bülbül.

3. Seher vakti diken, gülün eteğine ilişip yırttı;
Kuşluk vakti bülbül, güzel bir eda ile feryada (adalet istemeye) geldi.

4. Soğuk bir ah ile çiçekler yine döküldü;
Bülbül, gül bahçesinin tüm görkemini rüzgara verdi (heba etti).

5. Hâzık gibi rüzgarlarla zahmet çekmese;
Sonbahar vaktinde bülbül (her şeyden) azade olur.

بسم الله الرحمن الرحيم

۱- كل وقتی ایردی باشلدی فریاده عندلیب
ویردی كشاد خاطر ناشاده عندلیب

۲- بڭزتمشیدی دلبرك چیقدی آشنا
كولدی صارلدی غنچهٔ نوزاده عندلیب

۳- چاك ایلشدی خار سحر دامن كلی
قوشلق زمانی كلدی كوزل داده عندلیب

٤- ازهار ریز اولدی ینه آه سردیله
ویردی شكوه كلشنی هب باده عندلیب

٥- حاذق مثالی چكمسه یللرله زحمتی
وقت حریفده اولور آزاده عندلیب

Laleler