1. Sal bûte-i muhabbete kâl ile hâl ile
Zînhâr koyma hâm dilin kîl u kâl ile
2. Vahdetle eyle pâk derûnun şükûkden
Kesretle düşme dağdağaya ihtimâl ile
3. Pâkîze-meşrebâne Hudâ'dan 'atiyyedir
Yoksa cihânda zevk edemez kimse mâl ile
4. Mû-yı dakîk zâhir olur nûk-ı hâmeden
Vasf-ı miyânı yazsa bir ince hayâl ile
5. Verir mizâc-ı encümene hüsn-i i'tidâl
Sâkî-i tâze-sâl mey-i köhne-sâl ile
6. Sâkî hezâr mekr ile etdi firîfte
Sahbâ-yı la'l-fâm sunup reng-i âl ile
7. Bir boynu bağlı halka-be-gûşun değil midir
Hâzık'dan etme gerdeni pûşîde şâl ile
1. (Gönlü) söz ve hal ile aşk potasına at;
Sakın ola ki ham (olgunlaşmamış) gönlünü dedikodu ile (baş başa) bırakma.
2. İçini (gönlünü) birlik (vahdet) ile şüphelerden temizle;
Çokluk (kesret) yüzünden ihtimaller karmaşasına (dağdağasına) düşme.
3. Temiz meşrepli olmak Allah'tan bir lütuftur (hediyedir);
Yoksa dünyada hiç kimse mal mülk ile zevk (huzur) bulamaz.
4. (Şair) ince bir hayalle onun belinin vasfını (inceliğini) yazsa,
Kalemin ucundan ince bir kıl (gibi) görünür (ortaya çıkar).
5. Genç (taze yaşlı) saki, eski (yıllanmış) şarap ile
Meclisin mizacına güzel bir denge (itidal) verir.
6. Saki, kırmızı ve lal renkli şarabı sunarak,
Binlerce hile ile (beni) aldattı (kandırdı).
7. Ey sevgili! Hâzık senin boynu bağlı, kulağı küpeli bir kulun değil midir?
Ondan boynunu şal ile örtüp gizleme.
١- صال پوتۀ محبته قال ايله حال ايله
زينهار قويمه خام دلك قيل وقال ايله
٢-
وحدتله ايله پاك درونك شكوكدن
كثرتله دوشمه دغدغه يه احتمال ايله
٣-
پاكيزه مشربانه خدادن عطيه در
يوخسه جهانده ذوق ايده مز كيمسه مال ايله
٤-
موى دقيق ظاهر اولور نوك خامه دن
وصف ميانى يازسه بر اينجه خيال ايله
٥-
ويرر مزاج انجمنه حسن اعتدال
ساقى تازه سال مى كهنه سال ايله
٦-
ساقى هزار مكرله ايتدى فريفته
صهباى لعل فام صونوب رنك آل ايله
٧-
بر بوينو باغلو حلقه بكوشك دكليدر
حاذقدن ايتمه گردن پوشيده شال ايله