Divân-ı Hâzık - 199

Hayâl-i la'l-i gülgûnun mey-i nâbı utandırdı

1. Hayâl-i la'l-i gülgûnun mey-i nâbı utandırdı
Temâşâ-yı cemâlin verd-i sîr-âbı utandırdı

2. N'ola encüm-şümâr-ı hasret olsam şâm-ı firkatde
Hayâlin dîde-i gam-dîdeye hvâbı utandırdı

3. Bu şeb âteş-'izâr-ı bâde pertev-rîz olup bezme
Kenâr-ı cûyda peymâne mehtâbı utandırdı

4. 'Aceb mi görmese sermâyı rind-i sahbâ-nûş
Derûnundan pûstîn-i semûr u sincâbı utandırdı

5. Hâleler şerhalardan dâğdan gösterdi zer efser
Bu şeb çîn-i gam dârât-ı Dârâ'yı utandırdı

6. Hezârân âferin kilk-i sühan-pervâzına Hâzık
Bu nazm-ı dil-keşin âsâr-ı ahbâbı utandırdı

1. Gül renkli lal (gibi) dudağının hayali, saf şarabı utandırdı;
Güzelliğini seyretmek, suya doymuş (taze) gülü utandırdı.

2. Ayrılık akşamında hasretle yıldız sayan (uykusuz) biri olsam ne şaşılır;
(Çünkü) hayalin, gam görmüş göze uykuyu utandırdı (unutturdu).

3. Bu gece şarabın ateşli yanağı meclise ışık saçıp;
Irmak kenarında (içilen) kadeh mehtabı (dolunayı) utandırdı.

4. Şarap içen rint, soğuğu görmese (hissetmese) şaşılır mı;
(O şarap) içinden samur ve sincap kürkünü (bile ısıtmasıyla) utandırdı.

5. Yara ve dağlardan (oluşan) haleler, (sanki) altından bir taç gösterdi;
Bu gece gam ülkesi (kıvrımı), Dara'nın (Pers kralının) gösterişini utandırdı.

6. Ey Hâzık! Söz uçuran (yüksek şiirler söyleyen) kalemine binlerce tebrikler;
Bu gönül çekici şiirin, dostların eserlerini utandırdı.

١- خيال لعل كلگونڭ مى نابى اوتنديردى
تماشاى جمالڭ ورد سيرابى اوتنديردى

٢- نوله انجم شمار حسرت اولسم شام فرقتده
خيالڭ ديده غمديده يه خوابى اوتنديردى

٣- بو شب آتش عذار باده پرتو ريز اولوب بزمه
كنار جويده پيمانه مهتابى اوتنديردى

٤- عجبمى كورمسه سرمايى رند صهبانوش
درونندن پوستين سمور وسنجابى اوتنديردى

٥- هاله لر شرحه لردن داغدن كوسترردى زر افسر
بو شب چين غم دارات دارايى اوتنديردى

٦- هزاران آفرين كلك سخن پروازڭه حاذق
بو نظم دلكشڭ آثار احبابى اوتنديردى

Laleler