1. Arz-ı rû eylemek âb u tâb-ı nev-bahâr olsa ne gör
Çeşme-sâr-ı çeşm-i pinhân âşikâr olsa ne gör
2. Ol hilâl-ebrû güzel bedr olmamışdır henûz
Çâr-sâde jâle-i cüvân 'işve-kâr olsa ne gör
3. Cûy-bâr çekmez mi ol servî derûn-ı sîneden
Sâye-endâz-ı kenâr-ı cûy-bâr olsa ne gör
4. Gör ne kanlar dökecekdür şîve-kâr-ı nâzda
Çeşm-i mahmûrı o şûhun bâde-hvâr olsa ne gör
5. Hat birer birer getürür lekedir cânâna
Zevk ile visâl gülşen-i Hâzık sebze-zâr olsa ne gör
1. (Sevgilinin) yüzünü göstermesi, ilkbaharın tazeliği ve parlaklığı gibidir, bir görsen!
(Bu güzellik karşısında) gizli göz pınarı açığa çıksa, bir görsen!
2. O hilal kaşlı güzel henüz dolunay gibi (tam olgunlaşmış) değildir;
O on dört yaşındaki genç ve taze güzel, naz ve işve yapsa bir görsen!
3. O servi boylu güzel, gönlümün içinden bir ırmak çekmez mi (gönlümü sürüklemez mi)?
(Hele bir de) o ırmağın kenarına gölge salsa, bir görsen!
4. Bir de gör, naz ve işveyle ne kanlar dökecektir;
O şuh güzelin baygın gözleri, (bir de) şarap içmiş olsa, bir görsen!
5. (Yüzündeki) ayva tüyleri sevgiliye birer lekedir;
(Ama) Hâzık'ın kavuşma ve zevk gül bahçesi yemyeşil olsa, bir görsen!
بسم الله الرحمن الرحيم
١- ارض رو مك آب و تابك نوبهار اولسونده کور
چشمه سار چشم پنهان آشکار اولسونده کور
٢-
اول هلال ابرو کوزل بدر او لما مش مهدر هنوز
چسارده ساله جوان عشوه کار اولسونده کور
٣-
جویبار چکمز می اول سروی در ون سينه دن
سایه انداز کنار جویبار اولسونده کور
٤-
کور نه قانلر دو که جکدر شیوه کار نازده
چشم محموری او شوخك باده خوار اولسونده کور
٥-
خط برر آور لکده در جانان ایله ذوق وصال
کلشن رخصای حاذق سبزه زار اولسونده کور