1. Âşûb olan cihâna dü gözlerle kaşdur
Her fitnelerde kâkülü âmâde başdur
2. Fikr-i me'âdda sana pâ-bend-i 'avk olan
Hep ârzû-yı nefs ile kayd-ı me'âşdur
3. Pâş etdi jâle gülü âb-ı sirişkle
Biz çeşm-i bülbülü bilürüz ne kumaşdur
4. Tecfîf-i mihr-i 'ismete muhtâc değiliz
Ter kaldı mı âb-ı eşk-i nedâmetle yaşdur
5. Hâzık zebân-ı hâmede esrârımız bizim
Sır kim tecâvüz eyleye isneyni fâşdur
1. Dünyayı birbirine katan (karıştıran), o iki göz ile kaştır;
Onun kâkülü, her türlü fitnede (belada) daima başı çeken (veya hazır bekleyen bir) baştır.
2. Ahiret düşüncesinde sana ayak bağı olup (seni o yoldan) alıkoyan şey;
Hep nefsin arzuları ve dünya geçimi (rızık) derdidir.
3. Çiğ tanesi, gözyaşı suyuyla güle su serpti (onu ıslattı);
Biz çeşm-i bülbülün (bülbülün gözünün / veya çeşm-i bülbül kumaşının) ne menem bir kumaş olduğunu iyi biliriz.
4. (Günah kirinden arınmak için) iffet güneşinin bizi kurutmasına muhtaç değiliz;
Pişmanlık gözyaşının suyuyla ıslak kaldı mı, o zaten (arınmış ve) yaştır/temizdir.
5. Ey Hâzık, bizim sırlarımız ancak kalemin dilindedir (yazdıklarımızdadır);
(Çünkü iyi biliriz ki) sır, iki kişiyi aşarsa artık ifşa olmuş (herkese yayılmış) demektir.
بسم الله الرحمن الرحيم
١- آشوب اولان جهانه دو گوزلرله قاشدر
هر فتنهلرده كاكلی اماده باشدر
٢- فكر معادده سكا پابند عوق اولان
هپ آرزوی نفسله قيد معاشدر
٣- پاش ايتدى ژاله گلی آب سرشكله
بز چشم بلبلی بيلورز نه قماشدر
٤- تجفيف مهر عصمته محتاج ديلمز
تر قالديمى آب اشك ندامتله ياشدر
٥- حاذق زبان خامهده اسرارمز بزم
سر كيم تجاوز ايليه اثنينی فاشدر