1. Seninle etdiğim zevk u safâlar yâda gelmişdir
Tende her ser-mûyum bu şeb feryâda gelmişdir
2. Neşât-ı bâde-i gül-rengle lebrîzdir gûyâ
O şûhun bûs-ı la'li hâtır-ı nâ-şâda gelmişdir
3. Yıkılmış beyt-i ma'mûru gönül bir de yapılmaz mı
Cenâb-ı hazret-i pîr harâb-âbâda gelmişdir
4. Tabâyi' fehm olan erbâb-ı 'irfâna mücerrebdir
Mizâc-ı haste-i hicrân 'aşka bâde gelmişdir
5. Olur bir günde sad kûh güzâr yek-müşt mînâdan
Bu san'at sanma ancak tîşe-i Ferhâd'a gelmişdir
6. 'Aceb mi olsa hâlî kalb-i 'ârif nakş-ı kesretden
Kevâkibden vücûda 'arş-ı a'zam sâde gelmişdir
7. Şikest irdükde rezm-i nâzda gîsû-yı cânâne
Değil hat leşker-i nev-hüsne imdâda gelmişdir
8. Teşekkî etmeğe yok zehresi ağyâre cânânım
Yine senden sana bî-çâre 'âşık dâda gelmişdir
9. Zemîn-i tâze at oynağı olmaz hâm-tab'âne
Bu vâdîde tek-â-pû Hâzık üstâda gelmişdir
1. Seninle (geçmişte) yaşadığım o zevk ve sefalar aklıma (hatırıma) geldi;
(Bu yüzden) bedenimdeki her bir saç teli bu gece feryat etmeye başladı.
2. Gönlü kırık olanın (neşesiz olanın) hatırına o şuh güzelin lal dudaklarının öpücüğü gelmiştir;
(Öyle ki hatırı) sanki gül renkli şarabın neşesiyle dolup taşmaktadır.
3. Gönlün (o eskiden bayındır olan) yıkılmış evi (mamuresi) bir daha yapılamaz mı?
(Bak,) Hazret-i Pir (meyhane piri veya mürşid) bu harap yere (harab-abada) teşrif etmiştir.
4. Tabiatları iyi anlayan irfan sahiplerince denenmiş, tecrübe edilmiştir ki;
Ayrılık hastasının mizacına şarap (bade) aşk ile (veya aşka şifa olarak) gelmiştir.
5. Bir günde yüzlerce dağı aşmak bir avuç (bir kadeh) şarapla mümkün olur;
Bu (dağları delip geçme) sanatını sadece Ferhad'ın kazmasına mahsus sanma.
6. Arif kişinin kalbi dünyevi çokluk nakışlarından (kesret) boş kalsa şaşılır mı?
Nitekim en büyük arş (arş-ı a'zam) da varlık alemine yıldızlardan arınmış, sade (bomboş) olarak gelmiştir.
7. Naz savaşında sevgilinin saçlarına bir yenilgi (kırılma/dağılma) geldiğinde;
(Yüzünde belirenler) ayva tüyleri değildir, o yeni güzellik ordusuna imdada (yardıma) gelmiş (askerlerdir).
8. Ey cananım, yabancılara (ağyara) halimi şikayet etmeye cesaretim (zehrem) yoktur;
Bu çaresiz aşık (senin zulmünden) yine sana (senden sana sığınarak) imdada/feryada (dâd) gelmiştir.
9. Taze bir zemin (yeni ve orijinal bir şiir vadisi), ham tabiatlılar (yeteneksizler) için at oynatılacak yer değildir;
Bu vadide at koşturmak (tek-a-pu) ancak üstat Hâzık'a yaraşır (ona nasip olmuştur).
بسم الله الرحمن الرحيم
١- سنكله ايتديكم ذوق وصفالر ياده كلمشدر
تنده هر سرمويم بو شب فرياده كلمشدر
٢- نشاط بادۀ كلرنكـله لبريزدر كويا
او شوخك بوس لعلى خاطر ناشاده كلمشدر
٣- يقيلمش بيت معموره كوكل برده ياپيلمازمى
جناب حضرت پیر خراب آباده كلمشدر
٤- طبایع فهم اولان ارباب عرفانه مجربدر
مزاج خستۀ هجران عشقه باده كلمشدر
٥- اولور بر كونده صد كوه كذار يك مشت مينادن
بو صنعت صانمه انجق تيشۀ فرهاده كلمشدر
٦- عجبمى اولسه خالى قلب عارف نقش كثرتدن
كواكبدن وجـوده عـرش اعظـم سـاده كلمشـدر
٧- شكست ايردکده رزم نازده كيسوی جانانه
دکل خط لشكر نو حسنه امداده كلمشدر
٨- تشکی ایتمكه یوق زهرهسی اغیاره جانانم
ينه سندن سكا بيچاره عاشق داده كلمشدر
٩- زمين تازه آت اویناغی اولماز خام طبعانه
بو واديده تگاپو حاذق استاده كلمشدر