ÇİÇEKLER


Gene al yeşile boyandı zemin

Nakışlandı bin elvana çiçekler

Kalbim irşad oldu gönlüm sevindi

Bir can bağışladı cana çiçekler

 

Yeşillenir budaklanır dallanır

Yüz bin renkte noktalanır hallanır

Kimi yeşillenir kimi allanır

Kimi batmış kızıl kana çiçekler

 

Seherde ağladı rahmet elendi

Güzel gözlerinde yaş danelendi

Öğle güneşinde pervanelendi

Az kaldı eşkımdan yana çiçekler

 

Bağrımdaki hançer midir ok mudur?

Benim derdim çiçeklerden çok mudur?

İlahi bunların derdi yok mudur?

Neden güler bu divane çiçekler?

 

Saf tutmuş namaza kıyam ediyor

Yel estikçe secdesine gidiyor

Susadıkça âb-ı rahmet yuduyor

Gözün dikmiş asumana çiçekler

 

Ruhum kızıl gülden kokusun alsa

Gam değil dikeni sinemi delse

Ne zaman sevdiğim seyrana gelse

Selam söylen o canana çiçekler

 

Bad-ı sabâ serin eser bağlarda

Mest olur da salınır da ağlar da

Derin derelerde yüce dağlarda

Leşker çekmiş her bir yana çiçekler

 

Murgular içinde perlenir gezer

Döşürür desteyi ilacı düzer

Kiminin kökünden akar sim ü zer

Değer bin cevheri dane çiçekler

 

Misafirem gölgenizde kalayım

Bir tek yaprağına kurban olayım

Kızmasan koparıp satın alayım

Ne vereyim bu gülşane çiçekler

 

Şeyda bülbül gül yolunda terliyor

Nâş-ı nadan goncasını harlıyor

Karşımızda yıldız gibi parlıyor

Beni kıldı bir pervane çiçekler

 

Hikmet-i batın da çiçeğe zahir

Bunların sırrına olmadım mahir

Her biri zi kıymet lal-i cevahir

Kimi benzer hoş mercana çiçekler

 

Kibreden kâfirin imanı iter

Bu alçak toprakta gör neler biter

Bulur kerameti irşada yeter

Agâh olsa bir lisana çiçekler

 

Akan derelerin duru suları

O da deli olmuş çeker hûları

Yel ile geliyor hoş kokuları

Cennettendir bir nişane çiçekler

 

Seherde açmağa evdi tezlendi

Gezindi güzeller otlar izlendi

Hava bulutlandı güneş gizlendi

Yakışır mı bu dumana çiçekler

 

Kimi açmış kimi domurcuk olmuş

Kiminin derdi var sararmış solmuş

Kimisi sergerden boynunu burmuş

Kimi dönmüş yay kemana çiçekler

 

Kimiler sıcaktan bezmiş soyunmuş

Kimiler gölgede saklanmış sinmiş

Kimiler eynine elvan geyinmiş

Hoş geldiniz bu seyrana çiçekler

 

Yetiş Lokman Hekim büyüdü yara

İlm-i hikmet gerek yarayı sara

Çiçekten buldular ölüme çare

Bir destesi bin dermana çiçekler

 

Hararetten sarhoş olmuş bayılmış

Yanağına çise düşmüş ayılmış

Gökteki yıldızlar yere yayılmış

Ziynet vermiş bu cihane çiçekler

 

Kimiler piyale billûrî fülfül

Ne güzel yakışır süsene sümbül

Kimisi ağarmış kimi kızıl gül

Kimi benzer mor reyhana çiçekler

 

Âşık maşuk misli döner dolaşır

Kimiler pehlivan olmuş güreşir

Akan sudan her birisi paylaşır

Minnet eyler bağıbana çiçekler

 

Buda yaza çıkmış nasıl kıyayım

Ruhum koymaz döşüreyim dereyim

Götürüp desteden yâre vereyim

Hangisi ki nazikâne çiçekler

 

Aşk nedir bilmeyen çiçeğe ne der

Çiçeğin kokusu canana gider

Durmaz gece gündüz ağlar zikreder

İnanmıştır ol rahmana çiçekler

 

Çiçek ağlar naşilerin destinde

Ölüm haktır civan canın kastında

Dostum gelsin mezarımın üstünde

Yaran yoldaş beni sana çiçekler

 

Biz de sizler gibi bir gülşan idik

Derd-i gam soldurdu zernişan idik

Zaten de ezelden perişan idik

Eyce saldı perişana çiçekler

 

Ben HIFZI’yım sular gibi çağlarım

Aşk oduna yüreğimi dağlarım

Dahi bundan böyle durmaz ağlarım

Ta ki gözyaşımdan kana çiçekler