EY PİR-İ PENAHIM


Ey pir-i penâhım bir himmet eyle

Tuta gör elimden yaman günüdür

Bugün korkuludur hasta vücudum

Varayım tabibe derman günüdür

 

Halimi sorarsan hele var nefes

İnanın yanıyor virane kafes

Ya gel al canımı ya ağrımı kes

Ya da ver dermanım aman günüdür

 

Koşa gözler dahi yollara nazır

Kıratlı kadimim hazır ol hazır

Yetiş imdadıma Hazret-i Hızır

Bu garip serimin duman günüdür

 

Sorarsa halimi hele var nefes

Nefesim azaldı kesilmekte ses

Ey Hâkim-i Mutlak olmuşum bikes

Kimsesiz kalmışım kurban günüdür

 

Kulun kapındadır yahu ya Rabbim

Evet, ümmetinim Ahmed-i Nebi’m

Çoktur dergâhında terk-i edebim

Affeyle aklımın hayran günüdür

 

Nice bir kalkayım yoktur idare

Ayaklar altında kaldım biçare

Meydanın içinde çektiler dare

Yetiş Şah-ı Merdan seyran günüdür

 

Ah yardan umudu kestim de geldim

Vurduğu neştere küstüm de geldim

Elimi üstüne bastım da geldim

Yarama melhem kıl iman günüdür

 

Âlem leşker-geda sen adil paşa

Zerrece zulmün yok hâşâ bin hâşâ

Ey şevketli şahım eyle temaşa

Bugün âşıkların yaman günüdür

 

Ne kadar çok olsa cürmüm günahım

Zerrece rahminden yok mudur Şahım

Yedi kat göklere set çekti ahım

Feryada gelmişim figan günüdür

 

Ben sana sığındım ey bar-i Huda

Aşığı maşuktan eyleme cüda

Kulundur cümlesi bay ile geda

Yusuf’un hemrahı şivan günüdür

 

Dertliyim dermana geldim ey tabip

Gayrı yol bilmezim garibim garip

Ümmetinim sana geldim ey Habip

Umarım şefaat güman günüdür

 

Sakin ol divane burası dergâh

Ağla kapısında budur Padişah

Kapan eşiğine ey rûy-i siyah

Durma hasret gözler alkan günüdür

 

Der HIFZI sığındım ey adil paşa

Senden başka yoktur hâşâ bin hâşâ

Şevketli şahım gel eyle temaşa

Bugün hâllarımın duman günüdür