FAKİR


Kendisi kahraman eşeği pisik

Endaze kuyruğu dibinden kesik

Yükler bir sarcından üç arşın eksik

Kaldırmış kantara ormanı fakir

 

Yolda bulur bir Horasan hasırı

Üstüne yığılır Muş’un esiri

Ne kadar okursa rabbiyesir’i

Bulamaz derdine dermanı fakir

 

Pek çok sevmez hanesine gitmeği

Kimseye öğretmez bu keyf etmeği

Zaten keyflendirir arpa ekmeği

Çalar ağzı ile kemanı fakir

 

Evinde bulunmaz eleği sacı

Durur yol üstünde alır yol bacı

Karşılar şahları ister haracı

Almış yok elinden fermanı fakir

 

Duvarlar perdesi ipek dokulu

Haslığından yere yapışır çulu

Açar kesesini mahurga dolu

Gürler her taraftan gümanı fakir

 

Hodundan kırılmış yoktur tavası

Helva pişirmeye çoktur havası

Arpadan ketesi cadı yufkası

Kesmez ocağından dumanı fakir

 

Allah sen yetiştir bir okka şeker

Şekeri olmayan nice keyf çeker

Malsız kotan sürer tohumsuz eker

Düşünde tığı eder harmanı fakir

 

Bayramda pişirir evelek kabak

Arar ki doldura bulamaz tabak

Taze tencerenin vitnisine bak

Zevk ile geçirir zamanı fakir

 

Hıfzı bu fakirlik demirden yaydır

İndullahta zengin fakire taydır

Dünyada yoksuldur ahrette baydır

Şükretse kazanır imanı fakir