GÖNÜL


Serim sevdalanıp aşka düşeli

Mihnet kesesinden bir pâre gönül

Sever her gül gibi mahbubesini

Düşer bülbül gibi bizare gönül

 

Oturur kapıda hem küşat olur

Gâhî cehaletten gâh irşat olur

Gâhî çiçek misli güler şâd olur

Gâhî gam gün ağlar biçare gönül

 

Gâhî viraneye benzer bir çağı

Kış olur kar yağar dumandır dağı

Gâhî bara düşer bahçesi bağı

Benzer bir zamanda bahara gönül

 

Bu derd-i fenâdan murada yetmez

Muhabbet yanımdan uzağa gitmez

Asla sevdiğinden feragat etmez

Mansur tek emrolsa bir dâra gönül

 

Gâhî yücelerden esen yel olur

Gâhî sular ile akan sel olur

Gâhî örümcekten ince tel olur

Resenden kırılır müdara gönül

 

Gâhî hikmet dolar gâhî boş gibi

Gâhî meyhor olur bir sarhoş gibi

Gâhî kanatlanır uçar kuş gibi

Gâh yolda yorulur âvare gönül

 

Gâhî bülbül gibi öter dillenir

Gâhî elvan çiçek açar güllenir

Gâhî yeşillenir gâhî allanır

Gâh da hasret kalır bir hâre gönül

 

Gâhî neşve bilmez gâhî yücedir

Gâhî bezirgândır gâhî hocadır

Gâhî zulümatlı kara gecedir

Gâhî nuru verir rihâre gönül

 

HIFZI’yım yanarım tütünüm çıkar

Gâhî ataş olur cismimi yakar

Coşkun çaylar gibi çalkanıp akar

Akıbet yetişir dildâre gönül