
TÜTÜN TİRYAKİSİ
Gör zenginin hevesini
Hastan giyer libasını
İçer tütünün hasını
Yatar döşeğin enine
Zengin giyer kıla budun
İçse içer misak tütün
Ne tahıl satar ne odun
El atar hemen koynuna
Babam der gadan alayım
Sertin al kurban olayım
Getirdim çıktı mülayim
Der geri götür yanına
Seğirttim dükkâna atlı
Ne bileyim yüzü katlı
Getirdim ki oda tatlı
Dedi vay lânet dinine
Oğlu der ki böyle olur
Anası der öyle olur
Biri gider nemli alır
Bakın bu evin oynuna
Tütün tükenir halı yok
Satılacak bir malı yok
Döşeme kilim halı yok
Göz koyar evin ununa
Kesmeye gelmez gümanı
Ah eder çıkar dumanı
Daha kesilir âmânı
Dalar tavuğun pinine
O da duhan, bu da duhan
Akıl etti Salih Ruhan
Tütündür evini yıkan
Kaldı sahanın birine
Kör Feriz’den hisse alın
Sarar ağızlıktan kalın
Sabahtan bir paket alın
Ancak yeter bir gününe
Mamısı da içer lüle
Umarım Allah’tan öle
Lülesi ellere kala
İçen der rahmet canına