İçindekiler

MÜZEKKİ'N NÜFUS

[Nefisleri Temizleyen]

(Düzenleyen: Dr. Necati Aksu)


73- ORUCU VE ABDESTİ BOZAN DÖRT ŞEY 


Enes bin Mâlik radıyallahu anh buyurur ki; Resûl-i ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinden duydum:

Dört şey, orucu ve abdesti bozar, amâl-i haseneyi iptal eder:

1)   Yalan söylemek,

2)  Dedikodu etmek,

3)  İftira etmek,

4)  Genç kadınların yüzlerine şehvet ile bakmak,

Nitekim, bunlara bakmak ağacın kökünü sulamak gibi, şerrin usulünü sulamaktır. 

Dedikodu konusunda bir misal daha vereyim. Zira, hayırlı söz ne kadar çok söylenirse, faydası da o kadar çok olur: 

Bir zamanlar, bir ülkede gayet zâhit bir zat vardı. Bir gün, pazara gitti ve karısı için pamuk satın aldı. Evine gelince, kadın pamuğu gördü ve kocasına sordu: 

– Bu pamuğu kimden aldın? Seni aldatmışlar. Zaten, bu pamuk satanlar iyi kişiler olmazlar, deyince o zat derhal karısını boşadı: 

– Birader zavallı hatunu neden boşadın? diye soranlara da şu cevabı verdi: 

Yarın, kıyamet gününde pamuk satanlar onu yakalayıp hakkın huzuruna götürseler gerekir. Böyle olduğuna göre, ben o gün azizlerden utanırım ki: (Filân kişinin karısını, pamukçular tutmuşlar.) derler ve bana ar gelir. 

Demek ki, bir kişi aleyhinde dedikodu yapan üzerinde diğerinin hakkı olur. İki kişi aleyhinde dedikodu edilse, iki kişinin hakkı olur. Bir mahalle veya bir şehir halkını dedikodu edenlerden de bütün mahalle veya şehir halkının hakkı olur. 

Sevmediğin kimseler hakkında kötü zanda bulunmak nasıl olur, onu da anlatayım da var sen de işini ona göre tut! 

Ebû-Cehil, Resûl aleyhisselâma tuzak olarak kuyu kazdı ama kendisi içine düştü. Çalıştı, çırpındı, çıkamadı ve nihayet Mefhar-i Beni-Âdem (Âdem oğlunun iftihar ettiği, övündüğü) efendimiz yetişti, elinden tutarak onu kurtardı ve şöyle buyurdu:

“Başkaları için kuyu kazan, kazdığı kuyuya kendi düşer.” 

Şimdi ey gafil: 

Gözünü aç, son pişmanlık fayda etmez. Başkalarının ayıplarını ve günahlarını araştıracağına, otur kendi ayıplarını ve günahlarını düşün de adam olmanın yolunu bul!