(Latin)
... ilâhiyyedir ki, (Tehallakû bi ahlâkillâh) ("Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanınız")
ile hâsıl etmişler demek isterler.
(Suâl) Bunlar "Biz Allah'ı görürüz" derler. Dünyâda bu, Hazret-i Resûlullah'dan
gayrıya mümkün midir?
(Cevap) Mümkin değildir, biz Allah'ı görürüz dedikleri, biz Allah'ı
bilürüz ve âsâr-ı kudretini müşahade ederiz dimektir. Yoksa dünyada hakîkat
künh-i Zât-ı Bârî, görülmekden münezzehdir.
(Lâ tüdrikühü'l-ebsâru ve hüve yüdrikü'l-ebsâr) ("Gözler O'nu idrak edemez,
fakat O, gözleri idrak eder.") dir.
Peygamberimiz aleyhi's-salâtü ve's-selâm
hazretleri buyurdi ki: "A'budellâhe keenneke terâhü, fe-in lem tekün terâhü
fe-innehu yerâke."
Yani, "Allah'a şöyle ibâdet eyle ki Allah'ı görür gibi... Eğer sen O'nu görmez isen, O seni görür."
dedi.
Bu vecihle ibâdet, "ihsan" mertebesidir. Bunların sözleri, "Biz
Allah'a kulluği, ihsan mertebesinde ideriz" dimektir.
Hazret-i Ali
kerremallâhu vechehu buyurdular ki: (Lev küşife'l-ğıtâu mâ'zdettü yakînâ.)
Yani, "Ben Allah'ı bildim ve anladım ki, eğer gözümden perde kalka idi
ve ben O'nu göreydim, hemân bildigim gibi görürdüm ve anladığım gibi
bulurdum." Bildigimin ve anladığımın hilâfı zuhûr etmezdi. Bu sözden, dünyâda görülmedigi anlandı. Bu kelâmın sâhibi
hud Hz. Ali'dir. Evvela böyle dimek gayrilerine olmak lâzım gelür. Fî fehim (Anla)!
(Suâl) Bu sözleri bunlara yalan olmaz
mı? Şey'in âsârını görmek, kendüyi görmek olur mi?
(Cevap) Olur. Bir kimse, Gün'ün
ziyâsını görse, ben Gün'i gördüm dese, câizdir. Ma'a hâzâ ki (bununla
birlikte) görmemiştir. Ve bir misâli de: Eline bir âyine alursun, içinde
sûretini görürsün, gördügün kendi yüzün degil eydügin bilürken, yüzümi gördüm
dersin. Bu söz hud yalan degildir.
(Suâl) Çün ki görmek, âsâr-ı kudreti (kudret eserlerini) görmek ise,
âni her kes
görür. Bunlar hod biz görürüz dirler, gayriden selb iderler.
(Cevap) Şunlar ki gördiler ...
Sayfa 09
|