(Latin)

Ve yüzünde olan hatları Kur'an'a teşbih edenler bunlardır.

(Cevap)
Bu Sûfiyyûn tâifesi, îmân-ı taklîdîden (taklide dayalı imandan) îmân-ı tahkîkîye (araştırmaya dayalı imana) sefer ettikleri gibi, cemî'-i eşyânın (bütün varlıkların) zâhirinden (dış görünüşünden) bâtınına (iç yüzüne) ve sûretinden ma'nâsına sefer etmişlerdir ve cevâhir-i eşyâyı (varlıkların cevherlerini) gâhî âliye görmüşlerdir ve bilmişlerdir. Anın içün ekserî sözleri âlem-i ma'nâdandır. Meselâ, şarâbdan murâdları ma'rifetullah'dır (Allah'ı bilme ve tanıma ilmi), netîcesi muhabbetullah'dır (Allah sevgisi) ve aşkdır. Aşkla muhabbet bir ma'nâyadır. Ve meyhâneden murâd, mürşid-i kâmilin gönlüdür ki muhabbetullah hazînesidir. Ve kadehden murâd, tâlibe telkîn etdiği (öğrettiği) İsm-i Allah'tır yâhud dehânından (ağzından) ma'ârif-i ilâhiyye ile sudûr iden (çıkan) kelimâtdır. Sâlik (yolcu) dinledikçe ol kelimât zevkıyla mest ve lâ-ya'kıl (aklı başından gitmiş) olur. Ve mahbûbdan murâd, mürşid-i kâmildir. Zîrâ mahbûbu gördükde, gönül bir muhabbet itdügi tenasüb a'zâsı olubher bir nakşı yerli yerini bulduği içün gönül muhabbet ider.

İmdi sâlike, mürşid-i kâmilin derununda ma'ârif-i ilâhiyye (ilahi bilgiler) yüz gösterüb ve her bir işini ve her sıfât-ı bâtıniyesini (içsel sıfatlarını) ve ma'ârif-i ilâhiyyesini bilip ve anladığı gibi gözüne ol mürşid, ol mahbûb-i sûrîden bin mertebe sevgili görünür. Zîrâ ol mahbûb tendir, bu mahbûb candır. Ve zülfden (saç lülesinden) murâd, mürşid talibden yana tenezzül idüp (müridin seviyesine inip) kelimât-ı câzibe (cezbedici sözler) söyledigidir. Ve hâlden (yanaktaki benden) murâd, mürşidin istiğnâ âleminde gâh müstağrak-ı bahr-i visâl-i zât (bazen Allah'ın zâtına kavuşma denizine dalmış) olduğudur ki ol vaktde gönlünü irşâddan (yol göstermekten) müstağnî olur. Ve bî-kefden (köpüksüz şaraptan) murâd, tâlibe (istekliye) göründüğü zaman tâlibin gönlünden iki cihân fikrini selb idüp (alıp), belki tâlibe kendi vücûdunu dahi yâvi kıldırdığı (unutturduğu) hâletdir. Ve yüzünde olan hatları Kur'an'a teşbihden murâd oldur ki; yüzden murâd mürşidin gönli yüzidür, bu yüzden Kur'an'dan murâd ahlâk-ı ...


Sayfa 08

 
  Önceki sayfa Sonraki sayfa