(Sadeleştirilmiş)
... ne
olduğunu bilmediler. Çünkü (gerçek manada) görmek, bilmektir. Bilmeyen
kişi, görmemiş sayılır. Şöyle bir örnek verelim: Bir kimse sürekli helva
yese, ama yediği şeyin helva olduğunu bilmese, bunu kimseden öğrenmemiş
ve kimse de ona söylememiş olsa; başkalarının helvayı övdüğünü duydukça,
"acaba ben o övülen şeyi nerede bulurum?" diye arar durur ve içinde
sürekli bir özlem ateşi yanar. Oysa farkında olmadan sürekli yediği şey
helvanın ta kendisidir.
Soru:
Bazı sufiler, "Biz ne cehennemden korkarız ne de cenneti isteriz"
derler. Bu sözün kendisi küfür (dinden çıkma) değil midir?
Cevap:
Bu sözün küfür sayılması, ancak cehennemden korkmamayı ve cenneti
beğenmemeyi kastetmesi durumunda geçerlidir. Oysa onların asıl amacı bu
değildir. Bilakis, onların muradı şudur:
"Ya Rabbi, mademki sen bizi yoktan var edip dünyaya getirdin, bunu
kendine ait bir fayda için yapmadın. Öyleyse bize yakışan da, sana
kulluk etmeyi kendimize ait bir menfaat için değil, sadece ve sadece
senin rızanı kazanmak için yapmaktır. Bizim seninle bir alışverişimiz
yok ki ibadetlerimizi cennet veya başka bir karşılık için yapalım. Her
ne kadar sen, 'Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını,
kendilerine verilecek cennet karşılığında satın almıştır.' (Tevbe
Suresi, 111) buyurmuş olsan da, bu, senin özel kullarına gösterdiğin
sonsuz lütfun ve sınırsız merhametinin bir ifadesidir; onlara bu şekilde
hitap etmen bir lütufkârlıktır. Yoksa sen, haşa, her türlü alışverişten
uzaksın ve biz ibadeti saf ve katıksız bir şekilde sadece senin için
yaparız. Eğer arada cennet ve cehennem olmasaydı bile, bize yakışan yine
sana ibadet etmek olurdu.
Cennete ve cehenneme koymak da, (oradan) çıkarmak da sana bırakılmış bir
iştir (senin takdirindedir). Sen nasıl dilersen, öyle yaparsın. Bizi
cennete koyarsan, bu senin lütfundandır, ibadetimizin karşılığı
değildir. Cehenneme koyarsan, bu da senin adaletindendir. Hâşâ, bu bir
zulüm değildir. Çünkü zulüm, başkasının mülkünde haddini aşarak
tasarrufta bulunmaktır. Oysa bütün mülk senindir. Hal böyle olunca, sen
mülkünde dilediğin gibi tasarruf eylesen zulm olmaz."
Sayfa 10
|