İÇİNDEKİLER

   – 'Acayib derde düştüm ona derman bulmadım hergiz

   – 'Acayib katreyim bende bulunur mihrâb-ı pâyân

   – 'Aceb mi eylesem ben her günâhı

   – 'Acebdir halk-ı 'alemden gönül 'âr eylemez hergiz

   – Ah benim bulduğunu söyler dilim

   – Âh elinden benligin feryâd elinden benligin

   – Ahsen-i takvimi inkâr etme sakın sûfi sen

   – 'Alem yüzüne dopdolu envâr-ı ilâhi

   – 'Alemlerin sultânı inâyet eyle bize

   – Âli Resûle kim ki ider olsa bi'ati

   – Âli Resûli sevmede kavlimde sadıkım

   – Alur şîr-i ecel bir gün boğazı

   – Ansız bir gün ecel irüb

   – 'Aşık isen gel geç bu fenâdan

   – 'Aşık-ı Leylâ eyledi Mecnûn-u sergerdân beni

   – Âşıkın dâim ismi efgân olur

   – 'Aşk âteşine yân ey gönülyâre erince

   – 'Aşk âteşine yanmayı pervâneden öğren

   – 'Aşk-ı Hakka mübtelâ bencileyin şeydâ mı var?

   – 'Aşkını yâr et bana yâ Râb dahi yâr istemem

   – 'Aşkınla çâk olsa bu cân ben yine "illellah" diyem

   – 'Aşkınla yak kül et beni

   – Azmış gitmiş nefsine tevhidi telkin eyle

   – Bağrımdaki biten başlar

   – Be hey biçâre mikin bu cihâna

   – Bedenden cân-ı şirinin çıkınca

   – Bekâdır bâkidir zâtın senin ey bî-zevâl Allah

   – Ben bilmedim ki ben kimim hayretteyim

   – Ben dertliyim derdim vardır yüz bin dermâna vermezem

   – Ben ezelden dost yüzünü

   – Ben kulunu şâm u seher maksudu sultânımdan

   – Ben muhibb-i ehl-i beytim sevdiğimdir Mustafâ

   – Beni bu nefs-i zâlim etti magbut

   – Beni bu nefsim 'aceb eyledi âvâre meded

   – Beni bu nefsim eyledi hayrân

   – Beni nefsim esir etti meded kıl yâ Resûlullah

   – Benim bu din ve imânım Muhammed Mustafâ'dandır

   – Benim ol âli Resûlüm ol kişidir

   – Benliğin terk etmeyen hudbin olur

   – Bihamdillah ki İslâmım, delilim Mustafa geldi

   – Bihamdillah zehi minnet bizim ma'budumuz vardır

   – Bilmedim ben beni kim ben kimim

   – Bilmem ne sanur 'alemi bu sûfi zerak

   – Bir 'acib oğlan yaratmış evvel ile

   – Bir dertliyim derdim vardır

   – Bir gün ola dürüle defterimiz

   – Bir vücuddandır vücud ins ü cân

   – Bitiş notu

   – Biz âli Zeynel'abâ'nın baş açık 'üryaniyiz

   – Biz bu dünyada bir kuşuz

   – Biz muhabbet ehliyüz yoktur asla gam bize

   – Bizim bilmezsin ey sûfi ulû dergâhımız vardır

   – Bre yalancı fenâ dünya aldattın yürüttün beni

   – Bu 'alem bir hayâl ancak

   – Bu 'alem halkı ol denlu muhabbet etti dünyâya

   – Bu aşk bir bahr-i 'ummndır buna hadd-i kenâr olmaz

   – Bu bir deryây-ı vahdettir kenârın görmedim hergiz

   – Bu cihân halkı olmadan maksûd sen idin hemân

   – Bu cürm ü günâh ile 'aceb benim halim n'ola

   – Bu dehr-i pîrezenden geçmeyen mevlâsını bilmez

   – Bu derde ki yeni düştüm derttir yine dermânı

   – Bu gönlüm şehrine girdim zehî minnet ki feth oldu

   – Bu gün sultân-ı şâh-ı celâlin

   – Bu halk âl-i Resûle bu gadapla mervâniler oldu

   – Bu nefs rûy-ı siyahım yolundan azmak ister

   – Bu ziyneti dünya ile bu şöhret âfet

   – Bugün Seyyid Nizamoğlu Hüdâ'dan

   – Bunda dâim tevhid eden 'aşıklar

   – Cân murgi eder pervâz bu süfliden eflâke

   – Cânımda gizli imiş cânâncağımıı buldum

   – Cehd eyle ki derviş keşf-i esrâr olasın sen

   – Cemâl-i Hak müyesser ola deyu bir nazar-peydâ

   – Ciğeri büryan bülbül eder zâr

   – Cihân baştan başa cümle harâbâttır harâb ancak

   – Cihân bir dâr-ı mihnettir huzur olmaz bu dünyada

   – Cihân mülkünü var eden Hüdâ'dır

   – Cihâna rahmet-i Râhman şefâ'at ıssı Ahmed'dir

   – Cümle 'alemden müberra bendedir

   – Cümle cihân men olmuşum bilen bilur ki men neyim

   – Cümle dünya sizin olsun

   – Cümle eşyâya nazâr kıl gör ne sırr-ı ilâhidir

   – Cümle Haktır söyleyen her bir sözü

   – Çerağ-ı mescid ve mihrâb ve minber

   – Çû geçtin Lâ'dan İllâ'ya halâs oldun eyâ server

   – Çün çıkar tenden 'aziz câncağızun

   – Çün ezel bahrinde etti cânı o sultân gark

   – Çün ki bildin sana kalmaz bu beden

   – Çün ki bildin sana yurd olmaz imiş dâr-ı fenâ

   – Çün sakındın canını var itme cânân arzusun

   – Dediler bugün ashâblar Resûle

   – 'Deldi bağrımı bülbül bîçâre nâlânın senin

   – Dembedem kan ağla ey çeşmim türâb olsan gerek

   – Derd içre gönül kaldık olmadı sana dermân

   – Derd-i aşk oldum meded ey derde dermânım yetiş

   – Derd-i yâre sabr eden dostun erer vefâsına

   – Dert iste ey gönül derd ile olur dermân

   – Devâsız derdime dermân ilâhi

   – Dışın göndür için kandır

   – Dil 'aceb mecnun'veş âvârelikten geçmedi

   – Dil levhini 'aşkınla yâ Râb mücellâ kıl

   – Dil nazârgâh-ı Hüdâ'dır

   – Dil söylemeyüb göz görmeye bir zamân gele

   – Dildâr ile seyr eyler iken bâğ-ı 'alemi

   – Dilersen eyleye Allah tecelli

   – Diriga yok yere ömrü geçirdim

   – Dişlerin "ve't-tinî ve'z-zeytun" rebânındır senin

   – Doğan sensin dolunan sen

   – Dost 'aşkına kon yanayım

   – Dostlar ben mübtelây-ı derde âşık oldum yine

   – Dostlar bilin şimden geru nâm u nişân olmaz

   – Dostlar yanub yakılayım o yâr ele girmez

   – Dünyâda hevâ ile geçen ömre yazıklar

   – (Elif) Allah (Ba) beka (Ta) te'âla (Sa) sebil

   – Enbiyâ ve evliyâ ibrâz-ı Hak 'alem-i cenâb

   – Envâr-ı dide-i dil Muhammed ü Ali'dir

   – Erdi feyz Hak tecelli eyledi nûr-i Hüdâ

   – Erişti âhire ömür tükendi

   – Esir-i nefs-i emmâre zelîl olmak mukarrerdir

   – Es-Selâm ey sâlik-i râh-ı şeri'ât es-Selâm

   – Estağfirullah el-'azim mürâ'inin işlerine

   – Etinden eti var Fahr-i Cihân'ın kanından kanı

   – Ey âşık-ı sâdıklar gel hû diyelim yâ hû

   – Ey âşık-ı sâdıklar tevhide gel tevhide

   – Ey 'azizim devletinde cânımız Hû'dur bizim

   – Ey tarîk-i Hakkı dâim eyleyenler cüst u cû

   – Ey gülistân-ı gülşen evlâdı bülbül

   – Ey kâmu 'alemlere perverdigâr

   – Ey münkir-i Hak gel vereyim sana teselli

   – Ey nesli pâk dide-i evlâd-ı Mustafa

   – Ey nokta-i hakîkat sensin sevâd-ı 'âzam

   – Ey nûr-i 'ayn Ahmed'i Muhtar olan Hasan

   – Ey tâlib-i Hak gel beru gezme beyaban

   – Ey yâr-i güzinin âl-i 'alî nesli Mustafa

   – Ey zühre-i mübin tevhidin âyine-i cândır

   – Eyledik nefse uyub kendumizi rûy-i siyah

   – Eyledim 'azm-i beka şimden gerü yâhû size

   – Eyledim terk-i dil ve cân ben Hüdâ'nın aşkına

   – Eyvâh geldin geçtin ömrüm senin kadrini bilmedim

   – Fetvânın ise hâli bir hâle vardı ey yâr

   – Firâk-ı yâre sabr eyle visâl-i yâri istersen

   – Gaflet dünyadan oldi dide-i giryân meded

   – Gaflet ile geçen ömrün ardı sıra ağla yürü

   – Gece gündüz döne döne istediğim Hak'tır benim

   – Geç bu dünya cifesinden

   – Gel gel ey sûfi gönül mülkünde beyt'ullahı gör

   – Gel gel ey tekmil-i nefs ettim deyu tamû eden

   – Gel sûfi gel sen de yola rehber bulagör

   – Gelicek ansızın amân vermez ölüm

   – Gerçi kim okumada yazmada kâmil değiliz

   – Gider oldum ey beden

   – Göçerem ben göçerem ben her nesneden geçerem ben

   – Gökte ister seni heb yerdeki hâlet ehli

   – Gökten inse har kaçân derd ü gam gaza belâ

   – Gönül çün derd-i cânândan beridir

   – Gönül gezme zâid yere gel halvete gir halvete

   – Gönül mir'atına eyle mücellâ

   – Gönül tahtına sultan Mustafadır

   – Göster Nizamoğluna yâ Râb ölmeden

   – Gözünden ehl-i inkârın nihân andan nihânsın sen

   – Gül isteyu bir bülbülüm bu bâğa ötmeye geldim

   – Günâhkârım günâhım bî-nihâyet

   – Hâb-ı gafletden uyanmaz gözlerim

   – Habib-i Ekrem'in nesli mükerrem

   – Habibin Mustafâ hakkı bize imânı yoldaş et

   – Hâki rahî bu gözler yemen tutiyasıdır

   – Hâki-pâye ehl-i aşka oldum bugün ben bî-riyâ

   – Hakka yakın eyler beni

   – Hakkın âyetleridir cümle 'alem

   – Halk-ı âlem anın içün azdılar

   – Hasret ile terk edüb gitti bizi

   – Haydar şâh-ı velâyet murtazâsın yâ Ali

   – Her cürmüme yâ Râbbenâ

   – Her kim teki sevmese olmaya meşki

   – Her kime kim eyledim ben nîk ü bed

   – Her neyi işitse anlar kulağım

   – Hey ârifler hey 'aşıklar gel Muhammed'i bulalım

   – Hey yol erkân kardaşları

   – Hoca benim suâlimi

   – Hocam senin Mustafanım bildir bana mevlâmı

   – Hû diyen âşıklar ermez zevâle

   – Hüseyin koyub eyler mi bizi de iktidâ mü'min

   – Hüsn-i halkı redâ nûr-i ilâhi

   – İdersen bunda evlâd-ı Muhammed'den eğer bi'at

   – İki 'alem fahrının evlâdıyım

   – İlâhi binbir âdın hürmeti'çün

   – İlâhi sen müyesser kıl bize yüz bin atâ ile

   – İlâhi zât-ı pâkin hürmeti'çün

   – 'İlm ve 'amel gönülde 'aleme meş'aledir

   – İsm-i Hû'nun feyzin idrâk eylemez her har u has

   – İster isen Hüdâ'yı terk eyle mâsivâyı

   – İşit sözümü ey gâfil

   – İzzin celâlin hakkı'çün bir çâre kıl mevlâm bana

   – Kah göreyim Âdem ve Havva menem

   – Kah göreyim Ahmed ü Muhtar menem

   – Kah göreyim hâk u badu âteşim

   – Kah göreyim yere göğe dolmuşum

   – Kâni bir dert ehli kardaş kâni bir dert ehliyâr

   – Kâni bize Hak vermişti ol emânet

   – Kaşların kirpiklerin seb'ül-mesânindir senin

   – Kendini görüb sen seni bir kimse mi sandın

   – Kerem ile Seyyid Seyfî gel Allah'a dön Allah'a

   – Keşf ile kerâmet kişiye zikr-i Hüdâ'dır

   – Kıta-i tarih

   – Kim ki derdini buldu artık neylesun dermânı ol

   – Kim ki yüzünü gördü bildi kitâb-ı nûru

   – Kim sana esir oldu sultân arayub neyler

   – Lâ ilâhe illellahu vallahu ekber

   – La'net ola Yezid fâsık bî-dini sed hazâr

   – Meded pîr olduğumca azdı nefsim

   – Merhabâ ey nesli pâk nûr-i Yezdân merhabâ

   – Mest-i lâ'akıl edeliden beni cânemi aşk

   – Mevlâm gözüm yaşı akar sel olur

   – Mevlâm ver 'aşkını bana hayrânın olayım senin

   – Muhabbet bezminin câm-ı cemin her cânâ vermezler

   – Muhammed Bakır ol kân-i mürüvvet

   – Muhammed enbiyâ ser defteridir

   – Muhammed her dû 'alem evvelidir

   – Muhammed Mehdi çekse zülfikârı

   – Muhammed Mustafâ'nın nesli benim ben

   – Muhammed'den şefâattır ricâmız

   – Muhammed'dir kamû dertler devası

   – Murtezâ'nın çâk eriyüz muktedâmız Mustafâ

   – Mûsa-i Kâzım âli Mûsa er-Rızâ'dır rehberim

   – Mustafa ve Murtezâ'nın anladık esrârını

   – Müfredler

   – Mü'minim diyen kişi bilmek gerek din ve imân

   – Mürşide hak diyen kişi mürşidi hak bilmek gerek

   – Nahv, sarf, mantık, me'âni, fıkıh, ferâiz ey civân

   – Nân içün medh eyleme nâdânı nâdânlık budur

   – Nazâr ettim sana bana

   – Ne 'aceb gaflet-i dünya ile sekran olasın

   – Ne 'alemden 'aceb bu yere geldik

   – Ne çalışursun 'aceb bu sonu yok dünyaya

   – Ne kim Hak'tan gelür hiç dönmemiz yok

   – Ne kovalar su alırsın bire hey kuru kovan

   – Ne revâdır fenâ mülküne mağrur olmak

   – Ne vecd ile ne halet isterem ben

   – Nefsini bilen Hakkı bilür dedi Muhammed

   – Nice bir ölmeyesin zevk ü safalar süresin

   – Nizamoğlu'nun nutk-u âlileri

   – N'olaydım gelmeseydim bu cihâna

   – N'oldun ey biçâre derviş zâr-ı sergerdânsın

   – Nükebadır ehl-i takva pişvâsı

   – Ol denlu mâ'il halk cemi' mâla ekser

   – Ol zamân ki 'aleme kıldı nazâr perverdigâr

   – Olarak dilbendlerin kaftanların

   – Olursa zâhidin cennet içün zühd ü takvâsı

   – On sekiz bin 'alemin mir'âtındır zâten senin

   – Öldükte kabrinden kaldura başını cân

   – Ömrümü harc eyledim bu yolda mihnetler çeküb

   – Ömrün çürüdü gitti hevâ ile heveste

   – Ömrünü boş yere sattın bilmedin pazarını

   – Ömür kervanı göçdi sen yatursun

   – Özünü kim ki bilür bil ki ol Allah'ı bilür

   – Pâdişâh-ı 'alem iken bir gedâ olmak neden

   – Râzıyız dehrin cefâsına vefâdan geçmişiz

   – Resûlün âli kendi eşemesidir

   – Resûlün âlini sevmek, Resûlullahı sevmektir

   – Resûlün Şâh-ı Kevneyn'in hadisin okudum ezber

   – Riyâdır rûzi şeb çün kârım ey dost

   – Rubâiler

   – Saçın "ve'l-leyl" yüzün "ve'd-duhâ"dır

   – Sana senden gözün nûri yakıncak

   – Sanma ey zâhid bizi billah nâdânileriz

   – Sanma ey zâhid bizi zâid yere divâneyiz

   – Sanma zâhid 'aleme beyhude geldi pîrler

   – Sanur mısın sana bâki kalur derviş beden mülkü

   – Sebeb-i sohbet-i yârân kahve

   – Sekiz cennet yedi tâmu sırât ile mizân hakkı

   – Selavât vermesen evlâda fâsiddir salâtın heb

   – Sen er ol olsun yerin saf ni'âl

   – Sen ol sultân-ı kevneynsin ki lütfun bî-nihâyettir

   – Sen seni sen mi sanursun dâima "ben"dir sözün

   – Sen seni terk edegör tâ bulasın kim sen âni

   – Sendedir kic ezel hânesinin miftâhı

   – Senden iste sendedir genc-i nihân

   – Seni mest etti dirigâ bu mey-i dâr-ı fenâ

   – Sensin ol kudret eli tahmîr iden hâk-i ezel

   – Serverî 'alem habib-i Hak Muhammed Mustafâ

   – Sevmek Muhammed âlini ruhun gıdâsıdır

   – Seyfiyâ kendini anla Hakkı idrak idegör

   – Seyr u sülûku esnâsında söylediği nutukları

   – Sözüm sirâyet etse bu nefs-i nâmerde

   – Sulhu soran kande bilen anda olan igretidir

   – Sultânım illellah sübhânım illellah

   – Sûre-i Râhman'ı bildim Sûre-i Râhman menem

   – Şer'i koyub zulm iden 'alimleri

   – Şimdi bildim dostlar cânımda cânım var imiş

   – Tâ ezelden aşk oduna yanâr bir pervâneyim

   – Tahsil-i ilm evvel ahir enbiyâdan tamam

   – Te'âl beyâ gel beru aç gözün olma gafilun

   – Temennâmız budur Hak'tan nice yüz bin

   – Ten libâsın terk edip cânânı ister cânımız

   – Terk eyler baş ile cânı Allah'ı seven 'aşıklar

   – Uğradım bir derde kim derttir yine dermân ona

   – Unut her bildigin bilmek dilersen

   – Uyan bu hâb-u gafletten be hey pîr

   – 'Uzlet etti gönül şimdi gâyette hâlâyıktan gönül

   – Vahdehu lâ şerike leh sensin ey mâh-ı peri

   – Vâizâ zem etme ehl-i 'aşkı halin bilmedin

   – Vefâsı cefâ imiş cihânı bildim

   – Verirsen cânını cânân senindir

   – Vücudun varlığından geçmeden sen

   – Yâ Râb 'aşkını ver bana hû diyeyim döne döne

   – Yâ Râb muhabbetinden gönlümü etme hâli

   – Yâ Râb nideyim sensiz âram-ı dil ü cân yok

   – Yâ Râb nûrun hakkı'çün ayırma aşkından beni

   – Yâ Râbbi bana derdin ver asla dermân gerekmez

   – Yandıklarım şâm u seher senden midir benden midir?

   – Yane yane dervişler gelin hû diyelim Allah hû

   – Yanmışım ben teşneye eyle atâ

   – Yazıldı Hakkın âyetleridir cümle 'alem

   – Yeter gam dildâre gönüldür çü nişâne

   – Yıldırım gibi tutub başlarını

   – Yüri var tasfiye-i kalb edegör ey gâfil

   – Yüzüm kara elim boş dostu sever geçerin

   – Yüzümün karasına bakma yâ Râb

   – Yüzünde best ü hest harf-ül ehem

   – Yüzünü gördüm okudum "el hamd-u lillah" âyetin

   – Zâhid bize tâ'n eyleme devraniyüz devraniyüz

   – Zâhid ne bilür neydügini hâlet-i aşkı

   – Zât-ı Bâri'den haberdâr olduğum mudur suçum?

   – Zât-ı Hüdâ'ya mazhâr olan âdemdir

   – Zulm ile doldu dünya yoktur huzura mekân