MEVZUU:
Üstün hal beyanındadır; lâkin tenezzül ve tebaud (inik ve uzak) vehmini veren bir ibare ile...
NOT: İmâm-ı Rabbânî Hz. bu mektubu, Hâce Amik'e göndermiştir.
***
Bu Nam'a kerem olarak gönderilen mektubunuzun gelmesi ile sevindim. Onun mütalâası ile şerefyab oldum.
Hürlerin, esirleri hatırlamaları ne büyük nimettir; uzaklara atılmışları, vuslata erenlerin anmaları ne büyük devlettir.
Her yandan ayrılan bu âciz, kendisini visale ehil görmediğinden; hicran zaviyesinde sessiz durmayı zarurî seçti. Yakınlıktan kaçtı; uzaklık hali ile tatmin oldu. İttisalden ayrı, infisalde sükûnet buldu. Hürriyeti seçmekteki esareti görünce, memnuniyetle esareti seçti.
Bir şiir:
Sultan, benden bir şey istediği zamanlar;
Derim: Kanaatın başına düşsün taşlar.
Birbiri ile irtibatı olmayan bu ibarelerle, gayr-ı muntazam işaretlerle daha fazla başınızı neyle ağrıtayım.
***
Allah-ü Teâlâ, Seyyid'ül-mürselin'e uyma şanında; bize de size de sebat ihsan eylesin.
Ona ve âline salâtların en faziletlisi, selâmların en kemallisi..