MEVZUU:

İşin aslı kalbe dayanır; kalb de, surette yapılan ameller ve zahirî ibadetlerin ve bunların benzeri işlerin mücerred durumu ile (sadece bunları yapmakla) açılmaz.

NOT: İmâm-ı Rabbânî Hz. bu mektubu, Şeyh Muhammed Çeterî'ye yazmıştır.

***

Sübhan Allah, bize ve size onun gayrından îraz (yüz çevirme), mukaddes zatına ikbal (yönelme, teveccüh) nasib eylesin. Gözün dış yana kaymasından kurtulan Seyyid'ül-Beşer (İnsanların Efendisi) hürmetine.. Ona ve âline salâtlar ve selâmlar..

Bilmiş olasın ki,

İşin aslı kalbe dayanır. Şayet kalb, Yüce Sübhan Hakk'ın gayrı ile fitneye düşmüş ve bir alaka peydah etmiş ise; o kalb haraptır ve pek beterdir. Kısırdır; verimsizdir.

Mücerded olarak, surette yapılan amellerden ve zahirî ibadetlerden hâsıl olacak hiç bir şey yoktur. Herkese lâzım olan şudur: Yüce Hakkın gayrına iltifattan kurtulan selim kalb.. Bir de şeriatın işlenmesini emrettiği bedene taalluk eden yararlı ameller..

Anlatılan yararlı amelleri yapmadan; kalb temizliğini iddia etmek, batıl davadır. Tıpkı: Ruhsuz bedenin, bu hayatta tasavvur edilemeyeceği gibi..

Kalbe ait hallerin hâsıl olması; bu kalıpla yapılması gereken yararlı ameller yapılmadan muhaldir. Ne var ki, bu zamanda, mülhidlerin pek çoğu; bu davayı ('kalbim temiz' davasını) güderler.. Allah-ü Teâlâ, bizlere onların kötü itikadlarından necat ihsan eylesin.. Habibi Hürmetine.. Ona salât, selâm, tahiyyat..


Hakîkat Kitâbevi Tercümesi