MEVZUU:
Tevazuun zenginlerde; istiğnanın (gönül tokluğunun) ise, fakirlerde güzel olduğunun beyanı.. Ve, bunlara münasip bazı şeyler.
NOT: İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Hanlarhanı'na yazmıştır.
***
Hayır, Allah'ın yaptığındadır ey Mahdum.
Bir şiir:
Söylerim, ulaşması onun sana şarttır;
Tut onu, belki yorar ama nasihattir.
***
Tevâzu, zenginlerde; istiğna ise.. fakirlerde güzeldir. Zira, bir şeye çâre, ancak zıdlarla olur.
***
Maksadınız tevazû olsa dahi, mektuplarınızın üçünden de istiğnadan gayrı bir şey anlaşılmıyor.. Son mektubunuzda şöyle yazılmış:
"– Hamdden ve salâttan sonra: Bilinsin..."
Bu ibarenin iyi düşünülmesi gerekir.. Tâ ki anlaşıla: Nereye yazılıyor? Kime gönderiliyor?!
Evet.. Fukaraya hizmetiniz çoktur. Lâkin edebe riâyet dahi zarurîdir. Tâ ki: Yaptıklarınızın semeresini göresiniz.. Aksi halde ağaç dikeninden başka bir şey olmaz.
Evet..
Resulûllah (ﷺ) efendimizin ümmeti, tekellüften beridirler. (Zorlama ile, yapmacık işle bağları yoktur; manasına..) Ama kibirliye tekebbür de sadakadır.. (Yani: Büyüklük satana büyüklenmek..)
Bir şahıs Hazreti Hâce için:
– O kibirlidir..
Dedi. Hazretin buna karşılık cevabı şu oldu:
– Benim kibrim Yüce Zat'ın kibriyasındandır..
***
Hiç kimsenin haddine düşmemiştir ki: Bu tâifeyi zelil hakir olarak suna. Bu manada şu hadis-i şerif pek güzeldir:
«Nice saçı sakalı toprağa karışmış, kapılardan kovulmuş kimseler vardır ki, bir şey için Allah adına and içtiğinde o şey olur..»
Bu manada bir şiir:
Korktum, açtım dertlerimden birazını;
Bıktırmasın, çok sözün dedim pek azını.
***
Emrinizde olan kıymetlilerin, size bağlı değerlilerin, düşünce sahipleri ve işin özüne vakıf kimseler olmaları gerekir. İşin aslında olan neyse, onu size ulaştırmaları gerekir. Her danışmada; kendi yararlarını değil, sizin iyiliğinizi düşünmeleri gerekir. Bunun aksi hıyanettir.
***
Bu yolculuğumuzdaki esas gaye: Yararınıza olan bazı şeyleri size ifade etmek idi. Ama, sevenleriniz beni bırakmadılar. Kusuru bu tarafa atmayınız.
***
Bu takdim edilen sözler, zahirde acıdır; ama size meyledip medhedenleriniz çoktur. Onlarla yetininiz.
***
Fukaranın sevgisinden maksad; gizli ayıplara ıttıla olup saklı rezâletlerin ortaya çıkmasıdır.
Şunun da bilinmesi gerekir ki: Bu misilli cümlelerin izhârı, eza yüzlü değil; nasihat yüzlüdür ve kalb yanığıdır.
***
Yakîniniz olsun, Hâce Muhammed Sıddık bir gün önce gelseydi; bu Fakir, nefsini herhalde size ulaştırırdı. Lâkin o, Serhend yolunda iken rastladı. Ümid, müsamahanıza kalmıştır.
Hayır, Sübhan Allah'ın yaptığındadır.