MEVZUU:

a) İtikadı düzeltmek, amel-i salih işlemek.. Bunların her ikisi de alem-i kuds'e uçmaya iki kanattır,
b) Şeriat amellerinden ve hakikat hallerinden maksad: Nefsin tezkiyesi ve kalbin tasfiyesidir (Nefsin temizlenmesi ve kalbin saflaştırılmasıdır).

NOT: İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Şeyh Kebir'e yazmıştır.

***

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, bize ve size sünnet-i seniye üzerinde istikamet sahibi olmayı nasib eylesin.. O sünnet-i seniye sahibi zata salât ve selâm..

Bilmiş olasın ki,

***

Mutlaka lâzım olan şudur:

a) Ehl-i sünnet vel-cemaat ulemâsının görüşüne uygun olarak itikadı tashih etmek.. Bunlar, fırka-i naciye olan zatlardır..
b) Bundan sonra, fıkhî hükümler iktizasınca amel işlemek..

Amele ve itikada dayalı bu iki kanat elde edilince, âlem-i kudse uçmak maksadı uygun yola girer.. (âlem-i kuds: Kutsal âlem. Yaratılışa ait hükümlerden ve noksanlıklardan yüce ve mukaddes olan ilâhî mânâlar âlemi)

Bir mısra:

Asıl mesele budur, ötesi bos..

Şeriat amellerinden ve hakikat hallerinden maksad şunları elde etmektir;

a) N e f s i n  t e z k i y e s i ..
b) K a l b i n  t a s f i y e s i ..

Nefis tezkiye edilmediği sürece, kalbin selâmeti hâsıl olmaz. Necatın, kendisine bağlı bulunduğu hakikî iman dahi hâsıl olmaz.

Kalbin selâmeti ancak şöyle olursa tasavvur edilir: Yüce Hakkın zatından gayrı bir şeyin hatırası kalbe asla gelmemelidir.. O kadar ki: Bin senelik bir zaman içinde dahi, kalbe yabancı düşmez ve kesin olarak, oraya yolu uğramaz.

Çünkü: Her mânâda Hakkın zatına yabancı sayılanları unutmak hali kalbde hâsıl olmuştur. O derecede ki: Öyle bir şeyi hatırlamaya kendini zorlasa dahi hatırlayamaz.. İşbu hal anlatılırken şu tabir kullanılır:

– FENÂ..

Ve.. bu yolda ilk basamak budur..

Evvel ve âhir selâm...


Hakîkat Kitâbevi Tercümesi