Mektuplar

MEVZUU:

a) Üstün himmet sahibi olmak..
b) Hâsıl olan her şeyle yetinmemek..
c) Terakkiye çalışmak..
Bunlara münasip bazı hususlar.

NOT:

İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Yusuf Berkî'ye yazmıştır.

***

Allah'a hamd olsun. Selâm, seçmiş olduğu kullarına..

***

Emrinizle, Meyan Babu bir nebze güzel hallerinizden anlattı. Onların hakikatini açıkladı. Bunun için bazı cümleleri yazıyoruz.

***

Ey Mahdum,

Bu misilli haller, daha ilk kademelerde bu Tarikat-ı Aliyye'nin mübtedilerinde zâhir olur. Onun için, bunlara asla itibar edilmez. Hatta onları atmak lâzımdır. Vuslat nerede?. Nihayet nerede?.

Bir ÅŸiir:

Nasıl erilir o saadete hep oralar;
Yüksek yüksek dağlar, tehlikeli uçurumlar..

***

Allah-ü Teâlâ, keyfiyetten ve misalden münezzehtir. Her ne şey rüyete, idrâke, şühuda ve mükâşefeye girer; o şey Sübhan Hakkın gayrıdır. O Sübhan olan Yüce Allah, halkın çok çok ötesindedir. Sakın ha, bu yolun cevizi ve muzu ile çocuklar gibi aldanmayasınız; nihayete vardığınız hayaline kapılmayasınız.

Rüyaları, nakıs şeyhlere açmayınız. Çünkü onlar, vicdanlarının mikyası ile azı çok gösterirler; bidayeti de nihayet sanırlar. Böyle olunca, hiç şüphe yok ki: îstidadlı talib kemale erdiği zannına kapılır; talebine fütur gelir..

Akıllıya düşen odur ki: Kâmil şeyh talebinde buluna.. Batınî marazlarına ondan ilâç taleb ede..

Bir kâmil şeyhe mülâki olunmadığı sürece, uygun düşer ki, anlatılan haller:

— LÂ.. (Yok..)

Lafzı ile nefyedile.. Keyfiyetten ve misalden münezzeh Hak ise.. İsbât edile..

Hâce Bahaeddin Nakşibend şöyle dedi:

— Her ne ki duyulur, görülür, idrâk edilir; o, Yüce Allah'ın gayrıdır. Onun:

— LÂ.. (Yok..)

Lafzı ile nefyedilmesi gerekir.

Zahir olanların hemen hepsini nefyetmelisin; zira o Yüce Zat, ötelerin de ötesindedir.

İşte, bu Tarikat-ı Aliyye'deki büyük zatların yolu budur.

***

Selâm hidayete tabi olanlara.. Mutabaat-ı Mustafa'yı bırakmayanlara..
Ona ve âline salâtların en tamamı, selâmların ekmeli.


Sağ Ok Hakîkat Kitâbevi Tercümesi