KIRKDOKUZUNCU MEKTÛB

Bu mektup, yine Nakip Seyyid Şeyh Ferid’e yazılmıştır. Zahiri, İslamiyet’in emirlerini yapmakla süslemek ve batını, Allahü teâlâdan başka şeylere bağlamamak lazım geldiği bildirilmektedir:

Allahü teâlâ sizi, bilinen nimetlere ve bilinmeyen saadetlere kavuştursun! Bilinen nimetler; zahirin, yani bedenin Ahkâm-ı İslamiye’yi yapmakla süslenmesidir “alâ sâhibihessalâtü vesselâmü vettehıyye”. Görünmeyen, manevi saadet de batının, yani kalbin ve ruhun Allahü teâlâdan başka şeylere bağlanmaktan kurtulmasıdır. Acaba hangi seçilmiş kimseyi bu iki nimetle şereflendirirler?


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi