|
"Bu mektup, Hace
Cihan’a yazılmış olup ahireti isteyenin dünyaya düşkün olmaması lazımdır.
Dünyayı terk etmenin nasıl olacağını bildirmektedir:
Allahü teâlâ selamet
ve afiyet versin! Din ile dünyayı birlikte kazanmak imkansızdır. Ahireti
kazanmak isteyenin dünyadan vazgeçmesi lazımdır. Bu zamanda dünyayı tamamen
terk etmek kolay değildir. Hiç olmazsa hükmen terk etmek, yani terk etmiş
sayılmak lazımdır. Bu da her işte İslamiyet’e uymak demektir. Yiyecekte,
içecekte, giyecekte ve ev kurmakta İslamiyet’e uymak lazımdır. İslamiyet’in
emirlerini aşmamak lazımdır. Altın ve gümüşün, ticaret eşyasının ve kırda,
çayırda otlayan dört ayaklı hayvanların zekâtını vermek farzdır. Bunların
zekâtını elbette vermelidir.
İslamiyet’e uymakla
ziynetlenen bir kimse, dünyanın zararından kurtulmuş olur ve ahireti
kazanır. Dünyayı [yani nefsin arzularını] böyle hükmen de terk edemeyen
kimse münafık demektir. İmanlı olduğunu söylemesi ahirette kendisini
kurtaramaz; yalnız dünyada malını ve canını korur.
Farsça beyit
tercümesi:
Söyledim sana işin
özünü,
İster sıkıl ister
dinle sözümü.
Dünyanın bu kadar
gösterişli hâli; hademesi, hizmetçileri, tatlı yemekleri, çeşitli
şerbetleri, süslü, cazibeli elbiseleri ve nice zevkleri karşısında hangi
babayiğit, hangi bahtiyar kimse bu doğru söze kulak verip dinler?
Farsça beyit
tercümesi:
İncilerin ağırlığı
sağır etmiş kulağını,
Duymaz olmuş, ne
yapayım ağlamamı sızlamamı.
Allahü teâlâ bizi ve
sizi Muhammed aleyhisselamın yoluna uymakla şereflendirsin!
Şeyh Meyan Zekeriya
eski defterdardır. Âlim ve faziletli bir insandır. Bir zamandan beri
hapistedir. İhtiyarlık, geçim darlığı ve hapiste uzun zaman kalması yüzünden
muhtaç ve acınacak hâldedir. Fakiri bulunduğu birliğe çağırıp kurtulmasını
istiyor. Mesafe uzak olduğu için gelemedim. Kardeşimiz Hace Muhammed Sadık
huzurunuza geldiğinden birkaç sözle başınızı ağrıttım. İnşallah o zavallı,
yüksek teveccüh ve kereminizden umulana kavuşur. Çünkü âlimdir ve yaşlıdır.
Vesselam evvelen ve ahiren.
Abdulkadir Akçiçek Tercümesi
|