Mektuplar

MEVZUU:

Din ile dünyanın bir arada olmasının zorluğu ve bu münasebetle bazı hususların beyanı.

NOT: İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Hâce Cihan'a yazmıştır.

***

Sübhan Allah, sizlere selâmet ve âfiyet ihsan eylesin..

Bir beyit:

Pek güzel din ile dünya, olsalar yan yana..

***

Din ile dünyayı bir arada cem etmek; iki zıddı bir araya getirmek gibi bir şeydir. Bunun için, âhiret talibine dünyayı terk etmek yaraşır. Bilhassa bu zamanda dünyayı, hakikî manada terk pek zor olduğundan, hükmen terk edilmesi gerekir. Hükmen terk şu mânâyadır:

Dinî işlerde, şeriat-ı garra muktezası hükmü ile mahkûm olmak gerek.

Yemede, içmede, mesken işlerinde şer'î sınırlara riâyet edip onun cevazı dışına çıkmamalıdır.

Ticaret mallarının, altın gümüş ve diğer nemâlı (artan) malların zekâtını vermek lâzımdır.

Eğer şer'î hükümlerle süslenmek müyesser olursa., dünyanın mazarratından kurtulmak hâsıl olur. İşte o zamandır ki: Dünya ile âhiret birleşir.

Terk olarak, üstte sayılan işleri yapmak müyesser olmayınca, ötesi bahsin dışındadır. Onun için verilecek hüküm: Nifak hükmüdür. Böylesinde bulunan iman sureti, âhirette kendisine faydalı olmaz. Ancak onun için bir netice: Dünyada, kanını ve malını korumaktır.

Bu manada bir şiir şöyledir:

Söylerim, sana ki ulaşması şarttır;
Yorgunluk verse de faydalı nasihattir.

Nerede o sahib-i devlet ki, bu hak sözü işitip kabullene.. Hem de, bu dünyanın debdebesi, hizmetçileri, ihtişamı, lezzetli yemekleri ve kabartıcı elbiseleri ile..

Bu mânâda bir şiir şöyledir:

O kimse ki, kulağı sağırdır duymaz;
Ağlamama, nasihatıma hoşnut olmaz..

Allah-ü Teâlâ, bize ve size Şeriat-ı Mustafaviyeye tâbi olmakta başarı ihsan eylesin. Onun sahibine salât, selâm ve tahiyyat..

***

Anlatılacak bir husus kaldı. Şöyle ki:

Şeyh Meyan Zekeriya, daha önce vergi işlerine bakardı. Kendisi âlim ve fazıldır. Bazı şeametli (uğursuz, kötü) ameller sebebi ile, uzun bir süreden beri zindanda mahpustur. Şu anda, kendisine yaşlılık zaafından dolayı acizlik gelmiş, geçimi de daralmıştır. Hapis süresi de çok uzadı.

Bu Fakire kendisi mektup yazmış: Askerin gelmesini ve kendisini kurtarmasını talep ediyor.

Ama, mesafenin uzaklığı, buna mânidir.

Kardeşim Muhammed Sıddık'ın hizmetinize teveccüh edişi, zarurî olarak bazı cümlelerin yazılmasına ve başınızın ağrımasına sebeb oldu.

Anlatılan zâif hakkında yüksek teveccühünüzü bekleriz. Zira kendisi âlim ve büyük bir şeyhtir. (Veya yaşlı bir ihtiyardır.)

Evvelden âhire kadar selâm..


Sağ Ok Hakîkat Kitâbevi Tercümesi