|
"Bu mektup, Hâce
Muhammed Sıddîk-ı Bedahşî’ye yazılmıştır. Mübarek Ramazan ayının
üstünlüğünü, Kur’ân-ı Kerîm’in bu ayda indirildiğini ve hurma ile iftar
etmenin müstehap olduğunu bildirmektedir:
Allahü teâlânın
zatının şüunâtından biri, kelâm şânıdır. Bu kelâm şânında, zatın bütün
üstünlükleri ve sıfatların bütün şüunları bulunur. Böyle olduğu, önceki
mektuplarda bildirilmişti. Mübarek Ramazan ayında da bütün iyilikler,
bütün bereketler bulunur. Her iyilik, her bereket, Allahü teâlânın
zatından gelmektedir ve O’nun şüunlarından hasıl olmaktadır. Her kusur,
her kötülük de mahlukların zatlarından ve sıfatlarından hasıl
olmaktadır. Nisâ suresinin yetmiş sekizinci ayetinde mealen: "Sana gelen
her güzel şey Allahü teâlâdan gelmektedir. Sana gelen her kötülük de
kendindendir" buyuruldu.
Bunun için, bu
aydaki iyiliklerin, bereketlerin hepsi, Allahü teâlânın zatındaki
üstünlüklerden gelmektedir. Bu üstünlüklerin hepsi de kelâm şânında
bulunmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm, bu kelâm şânının hakikatinin hepsinden
hasıl olmuştur. Bundan dolayı, bu mübarek ayın Kur’ân-ı Kerîm ile tam
bağlılığı vardır; çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de bütün üstünlükler
bulunmaktadır. Bu ayda da o üstünlüklerden hasıl olan bütün iyilikler
bulunmaktadır. Bu bağlılıktan dolayı Kur’ân-ı Kerîm bu ayda nazil oldu.
Bakara suresinin yüz seksen beşinci ayetinde mealen: "Kur’ân-ı Kerîm,
Ramazan ayında indirildi" buyuruldu. Kadir gecesi bu aydadır; bu ayın
özüdür. Kadir gecesi çekirdeğin içi gibidir, Ramazan ayı da kabuğu
gibidir. Bunun için, bir kimse bu ayı saygılı ve iyi geçirerek bu ayın
iyiliklerine, bereketlerine kavuşursa, bu senesi iyi geçerek hayırlı ve
bereketli olur. Allahü teâlâ hepimizi bu mübarek ayın iyiliklerine,
bereketlerine kavuştursun. Her birimize bundan büyük pay versin!
Resûlullah "aleyhissalâtü
vesselâmü vettehıyye" buyurdu ki: "Oruçlu olan kimse hurma ile iftar
etsin! Çünkü hurma bereketlidir." O Server (sallallahü teâlâ aleyhi ve
sellem) hurma ile iftar ederdi. Hurmanın bereketli olması şöyledir ki;
onun ağacına "Nahle" denir. Bu ağacın yaratılışında topluluk ve adalet
vardır. İnsanın yaratılışı da böyledir. Bunun içindir ki Peygamberimiz (sallallahü
teâlâ aleyhi ve sellem) Nahle ağacına, "Âdemoğullarının halasıdır" dedi.
"Halanız olan nahleye saygı gösteriniz! Çünkü bu ağaç, Âdem
aleyhisselâmın çamurundan kalan artıktan yaratılmıştır" buyurdu.
Görülüyor ki Nahle, Âdem aleyhisselâmın çamurundan yaratılmıştır.
Nahleye bereket
buyurması, bunda her şeyin bulunduğu için olsa gerektir. Bunun için,
nahlenin meyvesi olan hurma yenince insanın parçası, dokusu olur.
Böylece hurmada bulunan her şey, insana da aktarılmış olur. Hurmada
bulunan sonsuz üstünlükler bunu yiyende de bulunur. Hurmayı yiyen herkes
böyle olur ise de oruçlu kimse, iftar zamanında şehvetlerden ve dünyanın
geçici zevklerinden temiz olduğu için hurmadan pek çok istifade eder.
Anlattığımız faydaları daha tam ve daha olgun olur. O Server; "Müminin
sahurunun hurma ile olması ne güzeldir" buyurdu. Bu da belki hurma
insanın dokularına karışınca insanın hakikatini tamamladığı içindir.
Oruçlu iken böyle şey olmadığı için bunun karşılığı olarak sahurda hurma
yemenin güzel olduğunu bildirmiştir.
Hurma yemek,
çeşit çeşit yemekleri yemek gibi faydalı olmaktadır. Hurmanın bu
bereketi, kendisinde her şey bulunduğu için iftar zamanına kadar insanda
kalır. Hurmanın bu faydası; ancak İslamiyet'e uygun olarak yenildiği,
İslamiyet'ten kıl ucu kadar ayrılık bulunmadığı zamandır. Tam faydasına
kavuşmak için, bir ağacın bir meyvesi olarak değil, bildirdiğimiz
topluluğunu, bereketini düşünerek yemek lazımdır. Yalnız bir meyve
olarak yenirse yalnız madde ve kalori faydası elde edilir. İşin iç yüzü
bilinerek yenirse bereketine kavuşulup batını da besler. Bereketine
kavuşmadan yemek kusur olur.
Farsça beyit
tercümesi:
Çalış, lokmayı
kıymetlendir önce!
Ondan sonra hiç
korkma ye, doyunca!
İftarı erken,
sahuru geç yapmakta da bu incelik vardır.
Vesselâm.
Abdulkadir Akçiçek Tercümesi
|