|
"Bu mektup,
Hafız Bahaeddin-i Serhendî’ye yazılmıştır. Allahü teâlânın feyz ve
nimetleri her an herkese gelmektedir. Bunları almak ve alamamak
arasındaki ayrılığın insanlarda olduğu bildirilmektedir:
Allahü teâlâ
hepimizi İslamiyet yolunda bulundursun! Allahü teâlânın feyzleri,
nimetleri, ihsanları yani iyilikleri her an insanların iyisine,
kötüsüne, herkese gelmektedir. Herkese mal, evlat, rızık, hidayet,
irşat, selamet ve daha her iyiliği fark gözetmeksizin göndermektedir.
Fark; bunları
kabulde, alabilmekte ve bazılarının da alamaması suretiyle
insanlardadır.
Nitekim güneş;
hem çamaşır yıkayan adama hem de çamaşırlara aynı şekilde parlamakta
iken adamın yüzünü yakıp karartır, çamaşırlarını ise beyazlatır.
Allahü teâlâ
bütün insanlara çok acıdığı için ve bir ananın yavrusuna olan
merhametinden daha çok acıdığı için; dünyada ve ahirette rahat etmeleri,
saadet-i ebediyyeye kavuşmaları için ne yapmaları gerektiğini Kur’an-ı
Kerim’de bildirdi. Ehl-i Sünnet âlimleri (rh.a.im
ecma’în) bunların hepsini keskin görüşleri ile bulup milyonlarca kitap
yazarak bütün dünyaya bildirdi. Demek ki Allahü teâlâ insanları
işlerinde başıboş bırakmamış, İslamiyet'in girmediği bir yer
kalmamıştır. İslamiyet'i dünya işlerinden ayırmak mümkün değildir.
İslamiyet'i dünya işlerinden ayırmaya kalkışmak, İslamiyet'i ve
Müslümanları yeryüzünden kaldırmaya çalışmak demek olur.
İnsanların
Allahü teâlâdan gelen nimetlere nail olmamaları, O’ndan yüz çevirdikleri
içindir. Yüz çeviren elbette bir şey alamaz. Ağzı kapalı bir kap, nisan
yağmuruna elbette kavuşamaz. Evet, yüz çeviren birçok kimsenin nimetler
içinde yaşadığı görülüp mahrum kalmadıkları zannolunuyor ise de bunlarda
nimet olarak görülenler, hakikatte azap ve felaket tohumlarıdır.
Mekr-i ilahi
ile istidraç olarak, yani Allahü teâlânın aldatarak nimet şeklinde
gösterdiği musibetlerdir. O kimseleri harap etmek için ve daha ziyade
azıp sapıtmaları içindir. Nitekim Mü’minûn suresinin elli altıncı
ayetinde mealen: "Kâfirler, mal ve çok evlat gibi dünyalıkları
verdiğimiz için kendilerine iyilik mi ediyoruz, yardım mı ediyoruz
sanıyorlar? Peygamberime (s.a.v) inanmadıkları ve
din-i İslam’ı beğenmedikleri için onlara mükafat mı ediyoruz diyorlar?
Hayır, öyle değildir. Aldanıyorlar. Bunların nimet olmayıp musibet
olduğunu anlamıyorlar" buyurulmuştur.
O hâlde Hak
teâlâdan yüz çevirenlere verilen dünyalıklar hep harablıktır,
felakettir. Allahü teâlâ bizleri böyle olmaktan korusun!
Vesselâm.
Abdulkadir Akçiçek Tercümesi
|