YÜZALTMIŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB

"Bu mektup, Hafız Bahaeddin-i Serhendî’ye yazılmıştır. Allahü teâlânın feyz ve nimetleri her an herkese gelmektedir. Bunları almak ve alamamak arasındaki ayrılığın insanlarda olduğu bildirilmektedir:

Allahü teâlâ hepimizi İslamiyet yolunda bulundursun! Allahü teâlânın feyzleri, nimetleri, ihsanları yani iyilikleri her an insanların iyisine, kötüsüne, herkese gelmektedir. Herkese mal, evlat, rızık, hidayet, irşat, selamet ve daha her iyiliği fark gözetmeksizin göndermektedir.

Fark; bunları kabulde, alabilmekte ve bazılarının da alamaması suretiyle insanlardadır.

Nitekim güneş; hem çamaşır yıkayan adama hem de çamaşırlara aynı şekilde parlamakta iken adamın yüzünü yakıp karartır, çamaşırlarını ise beyazlatır.

Allahü teâlâ bütün insanlara çok acıdığı için ve bir ananın yavrusuna olan merhametinden daha çok acıdığı için; dünyada ve ahirette rahat etmeleri, saadet-i ebediyyeye kavuşmaları için ne yapmaları gerektiğini Kur’an-ı Kerim’de bildirdi. Ehl-i Sünnet âlimleri (rh.a.im ecma’în) bunların hepsini keskin görüşleri ile bulup milyonlarca kitap yazarak bütün dünyaya bildirdi. Demek ki Allahü teâlâ insanları işlerinde başıboş bırakmamış, İslamiyet'in girmediği bir yer kalmamıştır. İslamiyet'i dünya işlerinden ayırmak mümkün değildir. İslamiyet'i dünya işlerinden ayırmaya kalkışmak, İslamiyet'i ve Müslümanları yeryüzünden kaldırmaya çalışmak demek olur.

İnsanların Allahü teâlâdan gelen nimetlere nail olmamaları, O’ndan yüz çevirdikleri içindir. Yüz çeviren elbette bir şey alamaz. Ağzı kapalı bir kap, nisan yağmuruna elbette kavuşamaz. Evet, yüz çeviren birçok kimsenin nimetler içinde yaşadığı görülüp mahrum kalmadıkları zannolunuyor ise de bunlarda nimet olarak görülenler, hakikatte azap ve felaket tohumlarıdır.

Mekr-i ilahi ile istidraç olarak, yani Allahü teâlânın aldatarak nimet şeklinde gösterdiği musibetlerdir. O kimseleri harap etmek için ve daha ziyade azıp sapıtmaları içindir. Nitekim Mü’minûn suresinin elli altıncı ayetinde mealen: "Kâfirler, mal ve çok evlat gibi dünyalıkları verdiğimiz için kendilerine iyilik mi ediyoruz, yardım mı ediyoruz sanıyorlar? Peygamberime (s.a.v) inanmadıkları ve din-i İslam’ı beğenmedikleri için onlara mükafat mı ediyoruz diyorlar? Hayır, öyle değildir. Aldanıyorlar. Bunların nimet olmayıp musibet olduğunu anlamıyorlar" buyurulmuştur.

O hâlde Hak teâlâdan yüz çevirenlere verilen dünyalıklar hep harablıktır, felakettir. Allahü teâlâ bizleri böyle olmaktan korusun!

Vesselâm.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi