MEVZUU:
Noksan sıfatlardan münezzeh Yüce Hakk'ın feyzi avama da havasa da devamlı olarak gelir. Onun değişik olması; ancak kul tarafından kabul edilip edilmemesinde olduğunun beyanı.
NOT:
İmâm-ı Rabbânî Hz. bu mektubu, Hafız Bahaeddin Serhendî'ye yazmıştır.
***
Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, ihsanı ve keremi ile sizlere şeriât caddesinde doğru gitmeyi nasib eylesin.
Bilesin ki,
Sübhan Hakk'ın feyzi, çocuklar, mallar hidayet ve rüşd kısmındandır. Her ne kadar avam ve havas iyi ve kötü arası ayırd etmeden devamlı surette gelir ise de; değişik olması bu taraftan doğar. Bazıları bu feyizleri kabullenir; bazıları da kabullenmez. Bu mânâda şu âyet-i kerime ne kadar güzeldir:
– «Allah onlara zulmetmez; lâkin onlar kendi nefislerine zulmederler.» (3/117)
Güneşi görmez misin ki: Kassar'a (bez ağartana) ve beze aynı şekilde doğar. Hal böyle iken, Kassar'ın yüzünü karartır; bezi dahi ağartır.
Yüce Hakkın feyzini kabul etmemenin sebebi ancak, onun Yüce Sultan Zat'ından i'raz etmektir (yüz çevirmektir).
İ'raz edene arka çevirmek lâzım geldiği gibi; nimetten mahrum kalmak dahi onun için vacib olur.
Şöyle bir şey denemez:
– Nice i'raz edip duranlar vardır ki, dünya nimetlerine dalmışlardır. Bunların i'razları, mahrumiyetlerine sebeb olmuyor..
Böyle bir şey söylenirse şöyle deriz:
– Bu, bir hikmettir ki, nimet suretinde zuhur eder. Tuğyanları sebebi ile istidraç üzere gelir.. Ta ki, i'razlarında dalâlete dalıp gitsinler..
Bu mânâda Allah-ü Teâlâ şöyle buyurdu:
– «Onlar, kendilerine mal ve evlâd ile imdad ettiğimizi ve hayırları onlara çabuk ulaştırdığımızı mı sanıyorlar?. Belki de onlar şuursuzlardır.» (23/55-56)
İ'raz halinin varlığı ile, dünya ve onun nimetlerinin gelişi aynı istidraçtır. Sakınmak gerek, hem çok sakınmak.