YÜZYETMİŞSEKİZİNCİ MEKTÛB

"Bu mektup, Mirza Muzaffer’e yazılmıştır. Âlemlerin Efendisine uymak lazım geldiği bildirilmektedir:

Allahü teâlâ ecrinizi arttırsın, kıymetinizi yükseltsin, işlerinizi kolaylaştırsın ve kalbinizi genişletsin! Resûlullahın ahlakı ile ahlaklanmış bir zata ihsan yapmayı ve herkesle iyi geçinmeyi hatırlatmaya ne lüzum vardır? O’na karşı bunları söylemek saygısızlık olabilir. İnsan muhtaç olduğu zaman kurttan, kuştan medet umar; zayıf ve aciz kimselerden de ihsan bekler. Bunun için başınızı ağrıtıyorum, muhtaçların imdatçısı olmak istiyorum.

Kıymetli efendim! İhsan kime yapılırsa yapılsın çok iyidir; fakat yakın olanlara ihsan etmek daha iyidir. Resûlullah (s.a.v) komşuların haklarını gözetmeye o kadar önem verirdi ki Ashâb-ı kirâm (aleyhimürrıdvân) komşulara da ölüden miras düşecek sanmışlardı.

Farsça iki beyit tercümesi:
Öyle yakın olduk ki birbirimize,
Sen bir güneş, biz de sanki birer gölge.
Ne olur ey kimsesizlerin kimsesi,
Lütfuna kavuşsa komşuların hepsi!

Vesselâm.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi