|
"Bu mektup,
Molla Bedîüddin’e yazılmıştır. Zikr-i zat
ve zikr-i nefy-ü isbat bildirilmektedir:
Allahü teâlâya
hamd ve Resulüne salât ve selâm olsun. Size ve bütün din kardeşlerime
hayırlı dualar olsun!
Kıymetli
kardeşim! Derviş Muhammed, şerefli mektubunuzu getirdi, bizleri
sevindirdi. Kendinizi kusurlu gördüğünüzü ve niyetlerinizi ve
ibadetlerinizi beğenmediğinizi yazıyorsunuz. Allahü teâlâ bu görüşünüzü
artırsın ve beğenmemenizi çoğaltsın! Bu yolda bu iki nimet işlerin
temelidir.
Sual:
İsm-i zat ile ne zamana kadar çalışılacağını soruyorsunuz. Bu isme devam
etmekle ne miktar perdelerin ortadan kalkacağını ve nefy-ü isbat ne
vakte kadar yapılır ve bu mübarek kelime ile nelere kavuşulur ve ne
kadar perde kalkar diyorsunuz?
Cevap:
(Zikir) demek, gafleti gidermek demektir. Başlangıçta da yolun sonunda
da insanın zahiri yani bedeni gafletten kurtulamaz; bunun için zahir her
zaman zikre muhtaçtır. Bazı zaman ism-i zat olan
(ALLAH)
kelimesi ile zikir daha faydalı olur. Bazen de nefy-ü isbat zikri, yani
kelime-i tevhid söylemek daha uygun olur. Batına yani kalbe gelince;
burada da gaflet büsbütün gidinceye kadar zikretmek elbette lazımdır. Şu
kadar var ki başlangıçta herkesin bu iki zikre devam etmesi lazımdır.
Yolun ortasında ve sonunda bu iki zikir şart değildir. Kur’an-ı Kerim
okumakla ve namaz kılmakla da gaflet giderilebilirse bunlarla da olur.
Yolda olanlara Kur’an-ı Kerim okumak, sonda olanlara ise nafile
namazları kılmak daha uygundur.
Şunu da biliniz
ki ancak Zat-ı teâlâya kavuşmak isteyenler için Zat-ı teâlânın isimlerle
ve sıfatları düşünmekle birlikte hazır olması da gaflet sayılır. Bu
gafleti yok etmeleri lazımdır; ötelerin ötesine ilerlemelidirler.
Dost ayrılığı,
az olsa da az değildir.
Gözde kıl
parçası da olsa çok görünür.
Rüyaları
yazmışsınız; bundan önce de bildirmiştim ki bunlar müjdecidirler. Müjde
edilen şeylerin meydana çıkmaları zamanı daha gelmemiştir. Bekleyiniz ve
çalışınız!
Sevgiliye
kavuşmak ele geçer mi acaba?
Yüksek dağlar
ve korkunç tehlikeler var arada!
Vesselam.
Abdulkadir Akçiçek Tercümesi
|