On üçüncü Beyân

Onikinci âfet - Sır tutmamak

Başkasına eziyet, dostların hakkına ihânet olduğu için sırrı açıklamak yasaktır.

Resûli Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

إِذَا حَدَّثَ الرَّجُلُ الْحَدِيثَ ثُمَّ الْتَفَتَ فَهِيَ أَمَانَةٌ

“Bir adam bir meclisde bir sözü söylerken etrâfına bakındığı zaman, o söz dinleyenlere emânettir.”113

Hasan: “Kardeşinin sırrını başkasına söylemek ona hıyânettir” demiştir.

Rivayete göre; Muaviye, Utbe'nin oğlu Velid'e gizli bir şey söyledi. Velid babası Utbe'ye: “Mü'minlerin emiri bana gizli bir şey söyledi. Senden başkasına söylediği bu sırrı senden gizlemez sanırım. Bunu sana söylemek isterim” dedi.

Babası: “Hayır, sen onu bana söyleme; zira sırrını muhafaza edenin muhayyerlik kendi lehine olmakla beraber, sırrını ifşa edenlerin muhayyerlik aleyhlerine olur” dedi. Velid: “Fakat bu, evlâd ile babanın arasına giren bir şeydir” deyince, babası: “Hayır oğlum, benim senden istediğim, sırrını ifşa etmek zilletine düşmemendir” dedi.

Velid diyor ki; Muaviye'ye gittim ve vaziyetten kendisini haberdar ettim. Muaviye de: “Baban seni hatâ esaretine düşmekten kurtarmış” dedi.

Sırrı ifşa, hıyânettir. Başkasına zararı dokunursa harâm, zararı olmazsa zemmedilen bir davranıştır.