(Sadeleştirilmiş)
Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. Salât ve
selâm, efendimiz Muhammed'in, bütün peygamberlerin ve elçilerin üzerine
olsun. Ve hepsinin ailesinin ve ashabının (arkadaşlarının) da üzerine
olsun.
Bundan sonra:
Eğer bize "Tasavvufun başlangıcı nedir?" diye sorarlarsa, şöyle cevap
veririz: İmanın altı şartı vardır. Bu şartlar: Allah Teâlâ'nın varlığına
ve birliğine, meleklerine, peygamberlerine, kıyamet gününe ve hayrın da
şerrin de Allah Teâlâ'nın takdiriyle olduğuna dil ile söylemek (ikrar
etmek) ve kalp ile onaylamaktır (tasdik etmektir).
Peki, "Tasavvufun sonu (nihai hedefi) nedir?" diye sorarlarsa, yine
şöyle cevap veririz: Tasavvufun sonu da yine bu altı şartı dil ile ikrar
etmek ve kalp ile tasdik etmektir. Nitekim, (sırrı yüce olsun) Cüneyd-i
Bağdâdî Hazretleri'ne tasavvufun sonu nedir diye sorulduğunda,
"Başlangıcıdır" diye cevap vermiştir.
Soru: Peki, sıradan halk (avam) ile sufiler arasındaki fark
nedir?
Cevap: Sıradan halkın bu altı şarta olan imanı taklide
dayalıdır (iman-ı taklidî), oysa sufilerin imanı araştırmaya
ve kavramaya dayalıdır (iman-ı tahkikî). Tıpkı büyük
alimlerin imanının delillere dayalı (iman-ı istidlâlî)
olması gibi...
Soru: Taklide dayalı iman (iman-ı taklidî) nedir?
Cevap: Taklide dayalı iman şudur ki; kişi bu imanı babasından
veya mahallesinden imamından veya alimlerden birinden öğrenip
inanmıştır.
Sayfa 2
|