Mektuplar

MEVZUU:

Taziye Hakkındadır.

NOT:

İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Bazı kasaba kadılarına yazmıştır.

***

Bilmiş olasınız ki,

Mağfurün leh (o bağışlanmış zatın) ölümü her ne kadar cidden çetin ve ağır olsa da; mutlaka kula lâzım olan, Yüce Sübhan Hakkın fiiline rıza göstermektir.

Biz dünyada baki kalmak için değil; amel işlemek için yaratıldık. Bu sebepten amellere ciddî sarılmak gerekir.

Şayet merhum iyi ameli ile gittiyse; bunda, hiç korkulacak zararlı yan yoktur; hatta bir sultandır.

– «Bir köprüdür, sevgiliyi sevgiliye kavuşturur.»

Manası, onun şanında sabittir.

Ölüm yok olmak için değildir; giden, hal durumu ile sevgiliye ulaşır. Acaba ona nasıl muamele edecektir?. Bu manada uygun olan: Duâ, istiğfarla sadaka ile yardımına koşmaktır.

Resulûllah (ﷺ) efendimiz bu manada şöyle buyurdu:

– «Meyyit, suya batıp yardım isteyen gibidir. Babasından, anasından, kardeşinden ve dostundan kendisine gelecek yardımı gözetir. Böyle bir yardım kendisine gelirse; dünya ve içindekilerden daha sevimli bilir..

Allah, yeryüzündekilerin duası ile. kabirdekilere dağlar misali rahmet inzal buyurur.» (Mişkât'ül-Mesâbih, Duâlar kitabı)

***

Mübarek mektubunuz geldiği zaman, havanın soğukluğu cidden şiddetli idi; yoksa cevabı ertelemezdim.

Tefviz, (ısmarla sipariş) tekidli yazıldı; inşaallah faydası olur.

Bundan daha fazlası baş ağrıtmak olur.

***

Kadı Hasan ve diğer değerli zatlara bolca dualar. Yüce Hakkın fiiline razı olsunlar. Bütün işlerde Allah'a şükretsinler..


Hakîkat Kitâbevi Tercümesi