MEVZUU:
İnsanın yaratılmasından gaye:
a) Sülûk vazifelerini eda..
b) Yüce Sübhan Hakkın zatına tam manası ile ikbal, Olduğunun beyanı.
NOT:
İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu, Şeyh Sadreddin'e yazmıştır.
***
Noksan sıfatlardan münezzeh olan Yüce Allah sizleri, erbab-ı kemalin ulaştığı son makama ulaştırsın.
***
Bilmiş olasın ki,
İnsanın yaratılmasından gaye şudur: Kulluk vazifelerini eda ve devamlı Sübhan Hakkın zatına yönelmek..
Anlatılan mana: Seyyid'ül-evvelin vel-âhirin Resulûllah'a kemal manada ittiba olmadan kolay olmaz. Salâvatların ekmeli, tahiyyatın en güzeli ona; hem zahiren hem de batınen..
Sübhan Allah, bizlere ve sizlere söz, fiil, zahir, batın, amel, itikad olarak; Resulûllah'a tabi olmayı nasib eylesin. Allah-ü Teâlâ ona salât ve selâm eylesin.
Amin!. Ya Rabbel-Âlemin..
Bu manada bir ÅŸiir:
Batıldır hep hakkın gayrı tuttukları;
Yazık onlara, batıldır taptıkları..
***
Noksan sıfatlardan münezzeh Hakkın gayrı olarak, her ne matlub ve maksud olursa, o tapılan bir şeydir. Yüce Hakkın gayrına tapmaktan necat, ancak şu zaman hâsıl olur ki: Hakkın zatından gayrı bir maksad kalmaya.. îsterse bu yabancı maksad âhirete ait ve cennet nimetleri arasında bulunsun..
Âhirete ait nimetler, her ne kadar hasenattan sayılsalar da; mukarrebin makamını bulmuş zatlara göre seyyiat cümlesindendir.
Ahiretin işlerinin hali, üstte anlatıldığı gibi olunca, dünya işleri için ne buyurulur?. Kaldı ki, dünya: Hakkın buğzettiği bir şeydir; yarattığı günden beri ona hiç nazar etmemiştir ve onu sevmek her hatanın başıdır. Onu sevenler ise; tarda ve lanete müstahak olurlar. Bu mana bir hadis-i şerifte şöyle anlatıldı:
– «Dünya mel'undur; keza içindekiler de mel'undur. Ancak, Yüce Allah'ın zikri müstesna..»
Allah-ü Teâlâ, bizlere dünyanın ve dünya içindekilerin şerrinden necat ihsan eylesin. Seyyid'ül-evvelin vel-âhirin olan Habibi Muhammed hürmetine.. Ona salât ve selâm.