Mektuplar

MEVZUU:

Hak yoluna talib olan bir kimsenin:

a) Afakî olsun, enfüsî olsun; (içte ve dışta) batıl ilâhları nefyetmeye (atmaya),
b) Hak Mabud'u isbat etmeye.. İhtimam göstermesinin gerekli olduğunun beyanıdır.

Ve.. Buna münasip bazı hususlar.

NOT:

İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu Mir Salih Nisaburî'ye yazmıştır.

***

Ey Seyyid Nakib,

Talibe gereken odur ki: Batıl ilâhları nefyedip atmaya ihtimam göstere; bu batıl ilâhlar, ister afaki olsun; isterse enfüsî..

Yüce Sultan Mabud Hakkı isbat vaktinde; fehmin havsalasına ve vehmin kavramına her ne girecek olursa, aynı şekilde bunu da, nefyetmek gerekir. Bu anda, Matlub Zat'ın varlığı ile yetinmelidir.

Bir mısra:

Odur varlık; başkası yok..

***

Bu makamda, varlık için bir yer yoktur. Onun için, Yüce Zat'ı varlıkların Ötesinde taleb etmek uygun düşer. Ehl-i Sünnet uleması; Yüce Hakkın zatı üzerine:

– Vacib'ül-vücud.. (Varlığı mutlak gerekli..)

Kavlini, gayet güzel söylemişler. Allah-ü Teâlâ, onların çalışmalarını şükrana lâyık eylesin.

Zatla beraber vücudun ayniyeti, vücud ötesinde bir varlığın isbat edilemeyişi kısır görüştendir.

Bu manada Şeyh Alâüddevle şöyle dedi:

– Vücud âleminin fevkinde, Melik Vedud âlemi vardır.

***

Bu derviş, vücud mertebesinden terakki ettiği zaman, bazı vakitler; halin mağlubu olmaktadır. Nefsini zevk ve vicdan üzere erbab-ı tatilden bulmakta ve vücud-u vacib hükmüne varamamaktadır. Çünkü o: Bu yolda varlığı bırakmıştır. Zat mertebesinde asla varlık yeri bulamamıştır. İşbu vakitte onun İslâm'ı tahkik değil; takliddir.

Hülâsa: Mümkünün havsalasında ne hâsıl olursa; o dahi, daha uygun yolu ile mümkün olur.

Noksan sıfatlardan münezzehtir o zat ki: Halk için zatına çıkan marifet yolu olarak, acizlikten başka bir şey yaratmamıştır.

***

Hiçbir kimse sanmaya ki: Fenafillah ve bekâbillah husulü ile; mümkün vâcib olur. Haşa, böyle bir şey olmaz. Zira, hakikatların değişmesi muhaldir. Mümkin olan vacip olmayınca, nasibi acizlikten başka olmaz.

Bu manada bir ÅŸiir:

Avlayamaz kimse Anka kuÅŸunu, topla;
Tuzağı, ele geçmez bir şey yorulmakla..

***

Yüce himmet öyle şeyler taleb eder ki: Bu talebinden hiçbir şey hâsıl olmaz. Hatta, ondan ne bir isim, ne de bir resim çıkabilir..

Bir başka taife dahi bir şey arar; ama o şeyi, kendilerinin aynı olarak bulurlar. Onun için, bir yakınlık ve maiyet tesbit ederler..

Bir mısra:

Vardır her insana, o şey ki yakışır şanına..

Vesselam.


Sağ Ok Hakîkat Kitâbevi Tercümesi