Mektuplar

MEVZUU:

a) Muavidlerin (avdet edenlerin, dönenlerin), hasidlerin (hased edenlerin) taarruzundan müteessir olmamak.
b) MeÅŸgul olduÄŸu ÅŸeye devam etmeye teÅŸvik.

NOT:

İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Mir Muhammed Nu'man Bedahşî'ye yazmıştır.

***

Hazret-i Mir Nu'man, hüsran ehli kimselerin sözlerinden eziyet ve elem çeken olmasın. Bu mânâda şu âyet-i kerime pek güzeldir:

– «De ki, her biri kendi aslî tabiatına göre hareket eder..» (17/84)

Senin haline lâyık olan odur ki: Mükâfat ve mücâzat olarak kendilerine taarruz etmeyesin.. Şundan ki: Yalan şahitliğin ve bühtanın nuru yoktur. Yakında onların tenâkuzlu sözleri, pazarlarının kesâdına sebeb olacaktır. Bir âyet-i kerimede şöyle buyuruldu:

– «Allah bir kimseye nûr vermeyince, onun nûru olmaz.» (24/40)

Sana uygun düşer ki, meşguliyeti ile memur olduğun işin icrâsına gayret edip çalışasın.. Şu âyet-i kerime bu mânâdadır:

– «Allah de; sonra onları bırak bataklıklarında oyalansınlar..» (6/91)

***

Kardeşimiz Şeyh Muhammed Sadık zamanında geldi ve on günlük itikâfa oturdu.. Yeni yeni fütuhat ve varidatlarla müşerref oldu. Bunun için Allah'a hamd olsun.

Sâir ahbabın vakitleri dahi birlik içindedir; devamlı terâkkidedirler.

– «Bu, Allah'ın fazlıdır; onu dilediğine verir. Ve Allah büyük fazlın sahibidir..» (62/4)

 


Sağ Ok Hakîkat Kitâbevi Tercümesi