(Destekleyen tarayıcılarda seçilen bölümden itibaren sırayla oynatılacaktır.)

Gene gel gene
Bugün Ahmed benim
Dünle beraber gitti
Bu ne güzel koku
Gene ne oldu sana
Ay'a öfkelenmişim
O kapıyı kapat
Beri gel daha beri
Kim görebilir Ben'i
Gel muştusu erişti câna

Düzenleyen: Dr. Necati Aksu  

 

Olduğum gibi kim görebilir beni?
Ne rengim var benim, ne nişanım.
Benim de bildiğim sırlar var diyeceksin ama;
Hem o sırlarım ben, hem de o sırları saklayanım.
Bu gönül ne vakit durulacak bilmem.
Ama şu anda hiç kımıldamadan da duran benim,
Yürüyüp giden de ben.
Ben bir denizim; kendi varlığı içinde taşan,
Uçsuz bucaksız, alabildiğine geniş, kıyısız, hür bir deniz.
İki dünya da yok oldu gitti bende;
Artık ne bu dünyadan sorsunlar beni, ne o dünyadan.
Sen bizim aynımızsın dedim ey can!
Amma yaptın dedi, o da ne demek?
– Şu gördüklerin hep benim.
– Yoksa dedim sen O musun?
– “Hey, kendine gel! Sus!” dedi.
– “Benim" dedi, "ne olduğum dile gelmez..”
Öyleyse dedim sana işte dilsiz, dudaksız konuşan biri.
Yoklukta ayaksız yürümedeyim, gökteki ay gibi.
İşte sana elsiz ayaksız durmadan koşan biri.
“Böyle koşup durmak” dedi bir ses “senin nene gerek?”
Bak bana, apaçık ortadayım da gene gizliyim.
Sen Beni gör asıl Beni!
Eşi bulunmaz bir gizli maden olmuşum,
Eşi bulunmaz bir deniz olmuşum ben;
Tebrizli Şems’i gördüm göreli.

* * *
Biz gittik kalanlar sağ olsun.
Doğan önünde sonunda ölür.
Gök kubbede oturanlar iyi bilir;
Damdan bir taş atıldı mı düşer.
Hırsı bırak, kendini boş yere harcama.
Şu toprak altında çırak ta bir ustada.
Hiç naz etme a güzel, bu mezarda ne Şirinler var ne Şirinler;
Ferhat gibi yok olup gittiler.
Direği yelden yapı a güzel, dayansa dayansa ne kadar dayanır?
Kötü idiysek geçtik gittik kötülüğümüzle,
İyi idiysek hayırla anın bizi.
Zamanının tek eri olsan bile;
Bir gün gidersin sen de, tek tek gidenler gibi.
Yok olmayı istemiyor musun? İyi şeylerden evlâdın olsun.
İyiliklerin bükülmüş ipliğidir kalan,
Odur dünyaya direk olanların canı.
Şu akıp giden kum seline bak!
Ne durması var, ne dinlenmesi.
Bak birden bire bir dünya nasıl bozulur;
Nasıl atar bir başka dünyanın temelini.
Bu kupkuru yerde, ben Nuh’un Gemisi,
Ömrümün sona ermesi de Tufan.
Girdik susanlar arasına, yattık uyuduk,
Çığlığımız sınırları aştıydı nasıl olsa.

* * *